Genel Bilgiler
http://www.nissan.com.tr/images/path_galeri_main.jpg
Nissan Pathfinder ilk kez Ağustos 1986'da yollara çıkmış bir SUV. Bu sınıfta X-Trail, Terrano, Murano, Patrol ve Armada'yla belki de en geniş ürün gamına sahip olan Japon üreticinin ilk olarak üç kapılı ürettiği araç, 1989'dan itibaren beş kapılı olarak arazi aracı müşterileriyle buluşmaya başlamıştı. 1995'te ikinci nesli tanıtılan araç, 1997, 1999 ve 2001'de küçük makyaj operasyonlarına alınırken 2005'e geldiğimizde tamamen baştan yaratılmış haliyle yollara çıktı. Sadece 2.5 litre 174 HP'lik turbo dizel ve 4.0 litre 269 HP'lik benzinli V6 motorlarla üretilen araç, yeni ithal edilmeye başlandığı ülkemizde sadece dizel motorla satılıyor.
Karoser, iç mekan
http://arabam.milliyet.com.tr/images...hfinder_ic.jpg Yeni Pathfinder tasarlanırken 2003 yılında sadece otomobil fuarlarında sergilenen Dunehawk konseptinden esinlenilmiş. 1999 yılından itibaren yollarda olan ve hatlarıyla 90'ların tasarımını temsil eden selefîne göre köşeleri nispeten yuvarlatılan araç, yüksek yapısıyla oldukça heybetli duruyor. Aracın 0.38 cd'lik sürtünme katsayısı bir SUV için oldukça başarılı. Kromajlı ızgarasında tipik Nissan çizgileri görülen otomobilin farlarıysa yeterince modern bir yapıda. Yenilenirken Boyutları da büyüyen Pathfinder'ın boyu 4640 mm'den 4740 mm'ye uzamış. Bu büyüme yolculara daha fazla iç mekan genişliğinden öte, iki yolcu daha taşımaya imkan veren üçüncü koltuk sırası ve yükleme alanı olarak yansıyor. Pathfinder'da geçmişe göre en önemli yenilik, istenildiğinde kolayca kullanıma açılabilen üçüncü koltuk sırası. Kabine girildiğinde sezilen lüks hissinin yanıltıcı olmadığı kullanılan malzemelerin kalitesi ve işçilik seviyesinden anlaşılabiliyor. Ama en can alıcı özellik, orta konsoldaki 7 inçlik bilgi ekranı. Nissan'ın ilk olarak Primera'da kullandığı geri görüş kamerasına Pathfinder'da yeni bir adım olarak renkli görüntü getiriliyor. Kokpitte kumandaların yerleşimi son derece ergonomik. Özellikle çift bölgeli klima kumandalarının kullanımı üst düzey kalite hissini destekliyor. Ama direksiyon üzerindeki kumandalar bir o kadar kullanışsız. Sürücünün işini kolaylaştırmak için yerleştirilen düğmelerin daha pratik olması gerekirdi. Pathfinder'ın koltukları, boyutların doğal gereği olarak çok geniş ve ferah yolculuk alanı sunuyor. Birçok 7 koltuklu araçta üçüncü sırada sadece çocukları rahat ettirebilen tasarımcılar, Nissan için çalışan meslektaşlarıyla tanışmalı. Tabii bu başarıda boyutların payı da büyük. Pathfinder'ın bagaj hacmini arttırmak için üçüncü ve ikinci sıradaki koltuklar kolayca katlanabiliyor. Pathfinder'ın koltuklarını yatırarak elde edilebilecek 64 farklı hacim kombinasyonu bulunuyor. 7 koltuk kullanıldığında 190 litrelik bagaj hacmi sunan Pathfinder'ın tüm koltukları katlandığında ulaştığı bagaj hacmi 2091 litre oluyor. Bagajın çevresindeki duvarlarda kapaklı ve kapaksız birkaç tane fonksiyonel göz bulunuyor. Araçta ayrıca özel yükler için tasarlanmış raylı bir sistem de mevcut.
Motor, performans
Arazi araçlarının ustası Nissan, ününü çekiş sistemleri kadar başarılı motorlarına da borçlu. Turbo dizel motorlarıyla yıllardır yüksek çekiş ve düşük yakıt tüketimi elde etmeyi başaran Japon üretici, yeni Pathfinder'da bir dizel, bir de benzinli motor kullanıyor. 2.5 litre hacimli üstten çift eksantrikli ve silindir başına dört supaplı common-rail direkt enjeksiyonlu turbo beslemeli dizel motor, 4000 d/d'de 174 HP maksimum güç ve 2000 d/d'de 403 Nm maksimum tork üretiyor. 2.2 litre hacimli dizel motoru Renault ile birlikte geliştiren Nissan, 2.5 litrelik bu yeni motoru kendisi geliştirmiş. Yüksek torkuyla cüsseli Pathfinder'ı zorlanmadan ve hantallık hissettirmeden hareket ettiren motor, üst hızlara kadar aracı kararlı bir şekilde hızlandırabiliyor. Zaten daha fazlası başka kulvarlara taşıyor. Bunu takdir etmek gerek, zira motorun işi hiç kolay değil, yükü 2.280 kg! Motor bu yükü taşıdığını hissettirmese de o kütle harekete geçtiğinde durum netlik kazanıyor. Sesiyle kalkışlarda dizel olduğunu belli eden motor, sabit hızda yapılan sürüşlerde ancak benzinli araçlar kadar gürültü yapıyor. Araçta kullanılan 5 ileri vitesli otomatik şanzıman, geçişlerindeki hassasiyet ve sakinlikle konforlu sürüşler sağlıyor. Manuel kullanım imkanı sunan şanzıman, arazi şartlarında da çekiş sistemiyle uyumlu çalıştığını hissettiriyor. Cüssesine bakıldığında Pathfinder gibi ağırlığı 2.5 tona yaklaşan bir aracın çok savurgan olması bekleniyor. Ama gelişmiş dizel motor teknolojisi hem sürüşte yeterli canlılık, hem de makul düzeyde yakıt tüketimi sağlıyor. Test koşullarında arazi kullanımı dahil 100 km'de ortalama 13.0 litre motorin tüketen otomobil 615 km'lik menzile ulaşabileceğini gösterdi. Motor ivmelendikten sonra sağladığı akıcılık öyle pürüzsüz sürüşler sağlıyor ki, uzun yolculuklarda 10.0 litrenin altına inilebileceği düşünülebilir.
Kullanım, konfor
Pathfinder'ın orta konsoldan yönetilen çekiş sistemi, yol ve kullanılacak arazi şartlarına göre kolaylıkla dört farklı moda uyarlanabiliyor. Pathfinder'la zorlu arazi koşullarını aşmak için ihtiyaç duyulabilecek tek unsur uygun lastikler. Asfalt kullanımında Auto ya da 4H modunda kullanılabilecek araç, şartlar ağırlaştıkça 4L moduna alınabilir. Yerden 240 mm yükseklikteki gövdenin merdiven şasi üzerine kurulması, arazide gövde esnemelerini minimuma indiriyor. Asfalt kullanımında da araçta konfor düzeyi hep yüksek tutulabiliyor. Ama bozuk yüzeylerdeki sürüşlerde koltukların katlama mekanizmalarından kaynaklanan tıkırtılar duyuluyor. Pathfinder'ın arazi şartlarından çok şehir hayatı için geliştirildiğini vurgulayan birçok özelliği var. Bunlardan en önemlisi, lüks hissini arttıran ama arazi kullanımında aracın altının çarpılmasıyla devre dışı kalabilme ihtimali olan geri görüş kamerası. Geri vitese geçildiğinde çalışmaya başlayan sisteme, kokpitteki ekranda beliren görüntünün üzerine bindirilen farklı renge sahip mesafe belirleyici çizgilerle park destek sistemi vazifesi yüklenmiş. Görüntü olarak sistem kokpit üzerinde çok iyi duruyor ama kullanımda sesli park destek sistemi kadar etkili olmadığını vurgulamalıyız. Belki de sistemden tam randıman alabilmek için iyice alışmak gerekiyor. Çünkü bu otomobilin boyutları şehir içinde manevra ve park güçlüğü yaratacak kadar büyük. Çoğu dört tekerlekten çekişli araçta olduğu gibi Pathfinder'da da dönüş çapı pek iddialı değil. Direksiyon ise manevra hızındaki dönüşlerde çok ağırlaşıyor. Fren sistemi yeterince hassas çalışıp 2.3 tonluk devi 39 metrede durdurabildiğinden eleştirilebilecek bir yanı yok. Ama benzer ağırlıkta bazı rakipler daha kısa mesafede duruş yapabiliyor.