Genel Bilgiler
http://ppgmedia.buysell.com/ppgphoto...56-display.jpg
Nissan’ın, Patrol ve Terrano ile birlikte arazi araçları konusunda haklı bir ün kazanmasını sağlayan modellerinden Pathfinder, ilk kez Ağustos 1986'da üç kapılı olarak satışa sunuldu. Üç yıl sonra uzun karoserli ve 5 kapılı versiyonu çıkan Pathfinder, ilk karoser değişimini 1995 yılında yaşadı. 1997'de ve hemen ardından 1999'da küçük bir makyaj gören bu karoser, kısa bir süre önce bir kez daha makyaj tazeledi. Bu kez makyajla beraber motoru da yenilenen Pathfinder, artık zorlu koşullar karşısında daha güçlü. Pathfinder, yeni 3.5 litre, 240 HP'lik motoru ve zengin donanımıyla, rakipleri karşısında da oldukça iddialı.
Karoser, iç mekan
http://arabam.milliyet.com.tr/images...der35SE_ic.jpg En son 1999 yılında makyajlanan Pathfinder'in, görünümünde çok küçük değişiklikler yapılmış. Baklava desenli ızgaranın yerini alan krom çerçeveli ön ızgarayla artık gövde rengi olan tamponlar, Pathfinder'in ön kısmındaki değişikliği oluşturuyor. Profilinde yeni tip basamaklar ve yeni jantlar dışında farklılık bulunmayan arazi aracının arka kısmındaysa bagaj kapağından aracın alt kısmına taşınan yedek lastikle buna paralel olarak tasarımı yenilenen bagaj kapağı dikkat çekiyor. Eski modelin bagaj kapağının sol tarafında bulunan ve yedek lastikten kalan boşlukta yer alan plakalık ve Pathfinder yazısı, artık kapağın tam ortasında. Değişimler bunlardan ibaret olunca doğal olarak aracın ölçülerinde herhangi bir farklılık söz konusu değil.
İç mekana girdiğimizde kokpitin ortasındaki ahşap kaplama kendini hemen belli ediyor. Kokpit eskisine göre çok daha canlı ve elit bir görünüme sahip. Ahşap kaplamanın abartısızca kullanıldığında gerçekten estetik olabildiği Pathfinder'da görülüyor. Temel olarak tasarımı aynı kalan kokpitin orta konsolunda bazı kumandaların yerleri değişmiş. Eskisiyle aynı form içindeki orta konsolda, biçimi değişen havalandırma ızgaraları, donanıma eklenen elektronik klima, zarafet ve kullanışlılığı artırmış. İç mekandaki en önemli yenilik hiç şüphesiz, arazi vitesi kolunun ortadan kalkmış olması. Yerini telefon ya da küçük eşyalar koymak için ideal bir boşluğa bırakan kolun kalkması, tabii ki Pathfinder'da arazi vitesinin olmadığı anlamı taşımıyor. Nissan'ın Amerika'da ürettiği Infinity Qx4'de kullandığı All-Mode 4WD otomatik dört tekerlekten çekiş sistemi, Pathfinder'a da uygulanmış. Böylece arazi vitesi klayasak kelimeyasak kelimeyasak kelime vites koluyla değil, orta konsoldaki bir düğmeyle kolayca yapılıyor, iç mekanda ön koltukların elektrikli ayar kumandalarının daha kolay ulaşılabilecek bir pozisyona taşınmış olması, kapı içi kaplamalarının tasarım ve ergonomi açılarından geliştirilmesi iç mekandaki diğer yenilikler.
Pathfinder'in boyutlarında değişim olmadığından bagaj hacmi eskisinde olduğu gibi 434 litre. Bu hacim, arka koltuklar yatırılarak 1670 litreye kadar büyütülebiliyor. Aracın bagajına hem sadece camı açarak hem de bütün kapağı açarak ulaşmak mümkün. Aracın yerden yüksek yapısı bagajın kullanımını zorlaştırıyor; ancak bunun için de yapılabilecek birşey yok.
Motor, performans
Pathfinder'daki asıl değişim motor bölmesinde saklı. 1995'ten günümüze 3.3 litre 170 HP'lik motoru kullanan Pathfinder, artık asfalt ve arazide 3.5 litre 240 HP'lik motorla ilerliyor. Yeni geliştirilen alüminyum bloklu V6 motor, sürekli değişken supap trigeri ve değişken hava emiş sistemi sayesinde düşük devirlerden itibaren yüksek güç ve tork üretebiliyor.
Sürekli değişken supap trigeri, hava emiş supaplarının açılıp kapanmasında yaptığı ayarlamalarla düşük devirlerde maksimum tork ve motor hızı arttıkça da maksimum güç sağlıyor. Bloğu, silindir kapakları ve pistonları alüminyum olan bu motorda kullanılan bujilerin merkez elektrodu platinden yapıldığından hem daha iyi ateşleme sağlıyor hem de buji değişim süresi 160 bin km’ye yükseliyor. Nissan Pathfinder'ın 3.5 litrelik motoru, 6000 d/d'de 240 HP/SAE maksimum güç ve 3200 d/d'de 360 Nm maksimum tork üretiyor.
Düşük devirlerde bile canlı olan motor, 2 tonluk aracı kolaylıkla yüksek hızlara ulaştırabiliyor. Aracın hızı ABD 'deki trafik kuralları doğrultusunda 110 mil/s yani 170 km/s'de elektronik olarak sınırlanmış. Pathfinder’in hız sabitleme sistemiyse 150 km/s'nin üzerinde devreye girmiyor. Pathfinder'in kusursuz çalışan otomatik şanzıman sisteminde geçişler sarsıntısız ve kullanım da sessiz.
Yaptığımız hızlanma ölçümleri, 3.5 litre 240 HP'lik motorun ne kadar başarılı olduğun göstermeye yetti. 0-100 km/s hızlanmasını dört tekerlekten çekiş sistemi devredeyken 10.4 saniyede gerçekleştiren Pathfinder, sadece arkadan itişle de 10.7 saniyede 100 km/s'yi ulaştı. Pathfinder ara hızlanma ölçümlerinde maksimum torkunu orta devirlerde vermenin avantajını kullanarak etkileyici değerler sundu. 60-100 km/s hızlanmasını 6.9 saniyede gerçekleştiren Pathfinder, 90-120 km/s ara hızlanmasını da 6.6 saniyede tamamladı. Tabii ki bu değerlerin bir de bedeli var. Test süresince 100 km'de 19.4 litre yakıt tüketen Pathfinder, yüksek performansının ucuz olmadığı gösterdi. 80 litrelik depoya sahip aracın menziliyse sadece 412 km.
Kullanım, konfor
Amerika'dan ithal edilen Pathfinder'de genel olarak göze batan bir aksaklık yok. Zira ergonomik özellikler, eskisine göre daha iyileştirilmiş. Ancak beyaz zeminli gösterge tablosundaki hız göstergesinde büyük rakamların mil/s, içteki küçük rakamlarınsa km/s olması ilk anda rahatsızlık veriyor. Direksiyondaki müzik sistemi ve hız sabitleme sistemi düğmelerinin kullanımıysa çok pratik. Sürücü koltuğunun, kapı açıldığında ve kontak anahtarı çıkarıldığında iniş-binişi rahatlatmak için geri ve anahtar kontağa takıldığında ileri kayması aracın sunduğu yüksek konfor özellikleri hakkında fikir veren bir ipucu. Manevralarda yumuşak olan direksiyon, aracın hızı yükseldikçe sertleşiyor ve sürüş güvenliğini sağlıyor. Pathfinder, Amerika için üretildiğinden olsa gerek süspansiyon sistemi oldukça yumuşak. Darbeleri başarıyla emen sistem, virajlarda karoserin yatmasını engelleyemiyor. Pathfinder’in arka aksının sabit olması, tümseklerin sarsıntılı aşılmasına yol açıyor.
Nissan Pathfinder'in yol tutuş özellikleri, gerek asfaltta, gerekse arazi koşullarında yeterince iyi. Asfaltta bir arazi aracı için yeterli yol tutuş özellikleri sunan Pathfinder, iki tekerlekten çekiş modunda arkadan kolayca kayabilirken, 4 tekerlekten çekişe alındığındaysa daha stabil hale geliyor. Zaten aracın güneşliğinde yüksek süratte virajlara girmemeniz için uyarılar var.
Nissan'ın Infinity Qx4'de de kullandığı All-Mode 4WD aktarma sistemi, Pathfinder'in arazideki hünerlerini kullanmayı kolaylaştırıyor. Kokpit üzerindeki büyük düğmeyle kullanım konumu seçilen sistem, motor gücünü akslar arasında farklı oranlarda aktarabiliyor. Manuel olarak seçilen 2H, 4H ve 4L konumlarının yanı sıra Auto konumunda sistem seçimi kendi üstleniyor. Normalde arkadan itişli olan Pathfinder, gerektiğinde hidrolik bir sistemle gücün yüzde 50'sini ön aksa aktarabiliyor. Otomatik vitesten bağımsız olarak ayarlanan arazi konumlarından 4L'de kilitli diferansiyel de devreye giriyor. 2H'den 4H'ye 80.km/s hıza kadar direksiyon düz konumdayken geçilebiliyor. Ancak tüm arazi araçlarında olduğu gibi arazi vitesi olan 4L'ye geçmek için aracı durdurup vitesi boşa almak gerekiyor. Gerek 4H gerekse 4L konumlarında Pathfinder arazi koşullarında sürücüsüne pek zorluk yaşatmadan ilerleyebiliyor. Çok ağır zeminler için üretilmeyen Pathfinder'ın otomatik şanzımanlı olması önemli bir dezavantaj yaratmıyor. Pathfinder'ın tümseklere 33 derecelik yaklaşma ve 28 derecelik uzaklaşma açıları başarılı. Ancak uzun şasili olması, zorlu tümseklerde altının 210 mm'lik yüksekliğe karşın sürtmesine neden oluyor.
Pathfinder'ın önde hava kanallı, arkada kampanadan oluşan fren sistemi, ABS desteğiyle 100 km/s hızda yaptığımız panik frenlerde 40 metrede güvenle durmasını sağladı. Bu değer, ağırlığı 2 tona yakın olan bir araç için başarılı.