Ana Sayfa » Kitap Özetleri » The Secret Kitabinin Özeti...

The Secret Kitabinin Özeti...

The Secret Kitabinin Özeti...


Kısaca Sen Yeterki Iste..



Şu herkesin elinden dilinden düşürmediği meşhur! çekim yasasını anlatan kitap (The Secret) hakkında görüş belirtme niyetim hiç yoktu. Ta ki bunların kendi kendilerine ‘öğretmen’ dedikleri, hem kitap hem dvd filmlerinde bolca referans gösterdikleri David Schirmer adlı (sözde) üstadin ortaya çıkan sahtekarlığını okuyana kadar…



Bu Avusturalyalı ağbi bir yatırım uzmanı ve eğitmeni, bir konuşmacı, bir yazar… Yıllık geliri 1.5 milyon doların üzerinde.



Önce onun The Secret’da yer alan şu muhteşem sözüne bir bakalım:



“Bu ’sır’rı ilk anladığımda birçok fatura ödüyordum, bir sürüsü de sürekli posta kutuma doluşuyordu. ‘Bunu nasıl değiştirebilirim?’ dedim.



Çekim yasası ‘Neye odaklanırsan onu elde edersin?’ der.



Bankadan hesap belgemi aldım, mevcut bakiyemin olduğu yeri silerek, olmasını istediğim miktarla değiştirdim ve bana sadece çeklerin gönderildiğini hayal ettim. Bir ay içinde işler değişmeye başladı. Ve bu inanılmazdı. Artık sürekli çek alıyorum, fatura da geliyor, ama daha çok çek alıyorum.”



Ne güzel değil mi?



David verdiği ‘Zengin Olmanın Sırrı’ eğitimlerinde, öğrencilerinden ‘kısa dönemde yüksek faiz’ vaadleri ile kurduğunu söylediği yatırım fonuna para topluyor. Sonrasını tahmin ediyorsunuz. Bırakın faizi, kimseye ana parasını bile geri ödemiyor. (David’in şirketinde çalışıp yıllardır maaşını almayı bekleyenler de var.)



Kısaca bu yatırım hocasının sırrı, etrafındaki kişilerin cebinden paraları çekmeye odaklanmış.



A Current Affairs isimli bir TV programının ortaya çıkardığı skandal sonrası Avusturalya hükümeti kendisine vergi davası açsa da, o dünyanın dört bir yanında insanlara nasıl kısa zamanda zengin olabileceklerini öğretmeye(!) devam ediyor. Talebi de bir hayli fazla!



İşte o TV programının birinci bölümü [ingilizce, hem de Avusturalya aksanı ile!]

YouTube Linki... http://www.youtube.com/watch?v=icklckUsOGM







Bunlar da daha sonra çekilen ikinci ve üçüncü bölümleri.



İşte bize The Secret kitap ve dvd filmlerinde yaşamın, mutluluğun, herşeyin sırrını öğreten sözde gurulardan birinin durumu. İçler acısı… [Robin Sharma‘nın kulakları çınlasın!]



Mağdur David de boş durmuyor ve kendisi hakkında yapılan suçlamalardan ne kadar canının yandığını söylediği bir cevap videosu yayınlıyor. İçinde elle tutulur hiçbir done yok; hepimizin alışkın olduğu medya suçlaması dışında. Çok iyi bir politikacı olurmuş bu adam.



Dönelim kitaba tekrar.



Bakın bizim coğrafi, siyasi, eğitim veya sosyo-ekonomik nedenlere dayandığını sandığımız bir gerçek nasıl ters yüz ediliyor:



“Sizce neden dünya nufusunun % 1′i, dünyadaki toplam maddi gelirinin % 96’sını kazanıyor? Tesadüf olduğunu mu düşünüyorsunuz? Hayır değil! Düzen böyledir, onlar bir şeyleri anlamışlardır. Onlar ’sır’rı biliyorlar. Şimdi siz de ’sır’ra ulaşıyorsunuz.”



Olumlu veya olumsuz; hangi düşüncenize odaklanırsanız onu kendinize çekmiş olursunuz, o gerçek olur.



Sevgili arkadaşlarım, siz de bu sırrı bilince artık zengin olabileceksiniz. Ve dolayısıyla yeryüzünde yaşayan herkes okursa… Fakirlik tarihe karışıyor!



Piyango bileti alıp büyük ikramiyenin çıkmamasını istiyen tek kişi olabilir mi? Veya kazanmayı hayal etmeyen, çıkarsa o parayla yapacaklarını hayal etmeyen? Bilet alanlar zaten bu hayalleri satın almıyor mu? Milyonlarca kişi aynı hayali kuruyor.



Bu kitabı okuyup daha olumlu ‘istemeyi’ öğrendikten sonra hepimize büyük ikramiye çıkıyor!



Zengin olmak hiç bu kadar kolay olmamıştı. Ya da sağlıklı olmak, sevgiliye kavuşmak, mutlu olmak, uzun yaşamak… Ya da savaşların bitmesi, açlığın bitmesi, aids, kanser… Siz hayal edin, küresel ısınma da biter. Susuzluk da!



Serdar Turgut; “Büyük ölçüde ‘umutsuz ev kadınları’ olarak adlandırılabilecek toplum kategorisi nezdinde çok popüler olan bu kitabı, Türkiye’de de çok kişi okuyor. Kitabı, bu sınıfın ilgiyle okumasının başta gelen nedeni, umutsuz ev kadını tarafından yazılmış olmasıdır.” derken, Radikal’den Pınar Öğünç konuya erotik bir boyut katmış: “‘Sır’ değil, servet pornosu.” “Modern safsata” ise zihnimize yeni giren başka bir ifade…



Hatırlarsınız, Ayşe Arman Türkiye’deki yayıncının yardımı ile kitabın yazarı Rhonda Byrnes ile (mail yoluyla) bir söyleşi yaptığını zannediyor, gazetesinde yayınlıyor. Sonra anlaşılıyor ki cevapları gönderen Rhonda değil!



Başta inkar eden, sonra olay netleşince “Ha yazar cevaplamış, ha ben” deme pişkinliği gösteren bir yayıncı var karşımızda! Ve tabii ki dolandırıldığını düşünen bir Ayşe Arman.



Çekim yasası birilerin dolarları kendine çekmesine yaramış yaramasına da, olumsuz bir takım gariplikleri de etrafına çekiyor gibi. [Benim evde durmuyor bu kitap artık ]



Bu arada unutmadan; David Schirmer da The Secret’daki arkadaşlarıyla yeni bir zincir satış politikası başlatmışlar. Çıkardıkları 47 dolarlık “How To Apply The Secret Step-by-Step” [Sırrın Adım Adım Uygulaması] isimli yeni kitaplarını satmak için “arkadaşlarınıza tavsiye edin, zengin olun” diyorlar. David’in hesabına göre yılda 47.107 dolar kazanabilirsiniz!



‘Kolay yoldan her güzel şey benim olsun’ diyen genel insan psikoloji için bu “sır” ne güzel bir besin kaynağı değil mi? Sen iste, düşünü kur; gerçek olur! Ver damardan!



Araştırmalarım esnasında The Secret’ı tiye alan bir komediye de denk geldim. [Maalesef yine İngilizce] Biraz kafamız dağılsın!



Odaklanmanın önemini ise hiçbir zaman yadsımıyoruz. [Bknz: İstersen Yaparsın!] Hayallerinin gerçek olması için tabi önce istemek, gerekli donanıma sahip olmak ve sonrasında tutkuyla ve odaklanarak çalışmak gerekli.



Olumlu düşünmenin sırrını Hz Mevlana zaten yıllar önce bize vermedi mi?



“Kardeşim sen düşünceden ibaretsin.

Geriye kalan et ve kemiksin.

Gül düşünürsün, gülistan olursun.

Diken düşünürsün, dikenlik olursun.”



“Geleneksel hurafelerle tatmin olmayan ama hurafesiz de kalamayan; dinlerin ortodoks yorumları ve ibadet modelleriyle uyumsuz ama gündelik hayattaki maneviyatsızlıktan da mustarip günümüz insanının bu tezden çok etkilenmesinde şaşacak bir yan yok elbette.” diyen Haşmet Babaoğlu, The Secret’in asıl sırrını hayal-dua-dilek-adak ile ilişkilendirdi geçenlerde.



Pek bir keyifli dile getirmiş düşüncelerini:



“Çevreme bakıyorum da, Rhonda Byrne’nın The Secret/Sır adlı kitabının etkisi yayıldıkça yayılıyor.



Beş yıl önceki sevgilisinin fotoğrafını önüne koyup bakarak ‘geri gelmesi’ni umut edenler…



Her sabah ceket cebine yüklü miktarda uyduruk bir çek koyup evden çıkan ve yakın zamanda yerini gerçeğinin alacağından emin olanlar…



Sadece ‘pozitif’ şeyler düşüneceğim diye yanında hastalıktan, dertten söz ettirmeyen bencil alıklar…



Daha neler neler var!



Kimisi açık açık yapıyor bunu kimisi de çaktırmadan. Adı da ’sikrıt yapmak’ olup çıkmış.



Birkaç ay önce bu konuda yazmaya kalkmış sonra uzun boylu eleştiriye girmekten vazgeçmiştim.



Öyle ya! Bu tür kitaplar taşıdıkları büyük iddiaya ve teorilerinin kapsayıcılığına rağmen okurlarıyla aslında bire bir ilişki kuruyordu.



Bir anlamda homopatik ilaçlara benziyorlardı. Hastalığa değil ama özel olarak o ‘hasta’ ya derman olan ilaçlar gibiydiler. O yüzden okurla kitap arasına girmemek belki en iyisi diye düşünmüştüm.



Fakat gözlemlediğim The Secret çılgınlığı en azından bir nokta üzerine kesin sözcüklerle yazmaya itiyor beni.



Hangi nokta mı?



Asıl sır noktası…



Rhonda Byrnes’ın yaptığı ne?



Binlerce yıllık insanlık kültürünün hayal-dua-dilek-adak konusunda biriktirdiği ne varsa hepsini bir araya getirip ona bir bilimsel yasa (Çekim Yasası) süsü vermek…



Bu ‘yasa’ya göre bir şeyi olumlu biçimde çok isteyip özellikle de ‘görselleştirdiğinizde’ mıknatısa dönüşüyorsunuz. Ve o şey eninde sonunda gelip sizin çekim alanınıza giriyor, yani isteğiniz gerçekleşiyor..



The Secret’ın baştan çıkarıcı yüzlerce örnek ve alıntıyla anlattıklarının özü bu.



Geleneksel hurafelerle tatmin olmayan ama hurafesiz de kalamayan; dinlerin ortodoks yorumları ve ibadet modelleriyle uyumsuz ama gündelik hayattaki maneviyatsızlıktan da mustarip günümüz insanının bu tezden çok etkilenmesinde şaşacak bir yan yok elbette.



The Secret.



Dinsel değil ama öyleymiş gibi..



Bilimsel değil ama öyleymiş gibi…



Kitabın etkisi ve ünü de buradan kaynaklanıyor zaten: mış gibi yapmasından…



Ama bir sorun var.



Derin bir eksiklik…



Büyük bir boşluk duygusu…



Hayır! Birçok eleştirmenin vurguladığı gibi, kitabın aşırı maddi taleplere, günümüz insanının mutlak zenginlik ihtiraslarına hoş bakmasını kastetmiyorum. O işin ‘gel gel’ tarafı!



Ama dikkat ederseniz fark edeceksiniz; yüreği titretmiyor The Secret.



Soğuk.



Bir prospektüs kadar işlevsel fakat soğuk!



Neden peki?



Sır da orada zaten.



The Secret bir operasyon.



İnsanlığın binlerce yıllık hayal-dua-dilek-adak kültürünün içinden Tanrı kavramını çekip çıkartma operasyonu…



‘İstersen olur’ diyor The Secret.



Ama kim ‘ol’ duracak?



Kimse!..



‘Zaten yasa böyle’ diyor The Secret.



Tanrı’nın adını ağzına almıyor. Onun yerine sürekli ‘evrene güvenin, inanın, inanç duyun’ diyor.



Ancak işin bilim tarafından baktığınızda da sorun şu: Bilimde ne böyle bir yasa var ne de böyle bir evren vizyonu!



Kitabı okuyunca ‘canım bu kitap babaannemin duaları ve batıl inançları gibi bir şey’ diyenler var. İyi niyetlerine rağmen özünde yanılıyorlar.



Babaannelerimiz de kırk kez söylenenin gerçek olacağına inanırdı ama ne isterlerse Tanrı’dan isterlerdi.



Bilirlerdi ki, sadece kendileri istediği için değil, Tanrı istediği için dilekler kabul olur.



Hem ilgilisine hatırlatmanın tam sırası…



İnsan dua eder, diler, ister ama bütün dinlerde kesin uyarı şudur: Neyin gerçekten hayır neyin şer olduğu bilgisi ne evrene ne de insana aittir. (’Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlıdır, sevdiğiniz bir şey de şerdir. Allah bilir de, siz bilmezsiniz.’ Bakara/216)



O yüzden dualar takdiri Allah’a bırakır.



O yüzden dua denilen şey The Secret’taki gibi önü alınmaz bir tutku ifadesi değil, yakarış ve teslimiyettir.”



Haşmet’in dediklerine tek bir eklemem var.



İçimizdeki “umut açlığı” fırsatçı bir yazarın yazdığı bir kitap ile beslenebilen bir kıvama geldiyse, acaba umutlarımız da mı fırsatçı olmaya başladı?

Yorum Gönder
     
   
 
   
     
Yazılan Yorumları Oku
iğreçççççççççççç
simge - 2008-04-15 20:34:04
düşüncenin yada hayalin yaratma küdreti yoktur bu yüzdende hiçbir zafer emek vermeden elde edilemez.
serap - 2008-05-26 17:13:04
Arkadaşına Gönder
Arkadaşına Gönder
Kavak Yelleri 63...
Binbir Gece 72. B..
Binbir Gece 71. B..
Avrupa Yakası 168..
Arka Sokaklar 94...
Arka Sokaklar 93...
Kurtlar Vadisi Pu..
Kurtlar Vadisi Pu..
Kavak Yelleri 62...
Kavak Yelleri 61...
Çok Güzel Hareket..
Çok Güzel Hareket..
Binbir Gece 70.Bö..
Binbir Gece 69.Bö..
Binbir Gece 68.Bö..
Binbir Gece 67.Bö..
Avrupa Yakası 167..
Avrupa Yakası 166..
Arka Sokaklar 92...
Arka Sokaklar 91...
Fiat’tan Sp..
2009 Ford Fiesta ..
Suziki SX-4 Otoma..
SLR McLaren Roads..
Mercedes Benz ve ..
2009 Seat UK Exeo
Modifiyeli Murat ..
2009 Volkswagen S..
Yeni Ford Fiesta ..
Mazda'dan Kazamai..
Modifiye edilmiş ..
Bugatti Veyron!
Alpina BMW D3 Tur..
Fiat'dan Ağustos ..
Toyota işçi çıkar..
Yeni Renault Gran..
Volkswagen Passat..
Fiat Bravo al kas..
Wiewsmann GT MF5
Land Rover Defend..
Lyrics - Şarkı Sö..
Twhirl
Free Internet TV
Quick Heal AntiVi..
aMSN Messenger (M..
HBC - Hız Birimle..
BBC - Basınç Biri..
KBC - Kütle Birim..
EBC - Enerji Biri..
TNO - Top Nerede ..
ODC - Online Dövi..
GDK - Güncel Dövi..
THD - Türkiye Hav..
TTR - Türk Teleko..
Market Satış Prog..
MPCSTAR
Sendika Kayıt Pro..
STH - Şans Topu H..
ONH - On Numara H..
SLH - Sayısal Lot..
komik korkunç şak..
Bkm Mutfak - Boks..
Şener Şen Kiremit..
cadde üstü şakala..
Yeşilçam'n güldür..
Ünlü Simaların An..
Komik Hamster
Photoshoplanmış K..
Marka Logoları ve..
Karikatür Dergisi..
Beygirlik araba
Fatih Terim
Akıllı Japon Balı..
Muzlarla Yapılan ..
Komik GazeTe Habe..
Sivri burunda son..
Hayvanlar Arası G..
Uyuma Pozisyonlar..
Yanlızım Doktor ?
Delikanlılığın Ku..
   

Sitemizde 46 Kişi Online

Türkçe Blog
WordPress tabanlı ücretsiz, kaliteli blog oluşturma servisi.

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....