Ana Sayfa » Sözlük » antic

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

antic
(i). soytarılık, maskaralık, tuhaflık.

antichrist
(i). Deccal, Sahte Mesih; Mesih düşmanı.

antichristian
(s). Hıristiyan dinine karşı gelen veya çIkan; Deccal'e ait.

anticipate
(f). beklemek, ummak; önceden tahmin etmek sezinlemek, geleceği görmek; önce davranmak.

anticipation
(i). güvenle bekleme ; önceden yapma; evvelden farketme, sezinleme; evvelden yaşama; (müz). sonra çalmacak notalann birkaçmln evvelden çalmması.

anticipatory
(s). ilerde vaki olacak hali içine alan.

anticlerical
(s). papaz sınıfına muhalif, papazların siyasete karışmalarına karşı.

anticlimactic
(s)., (kon). (san). ani bir değişiklikle daha az etkili bir hale gelen ifade ile ilgili; daha önemli bir olayın etkisiyle gölgelenen vaka ile ilgili.

anticlimax
(i)., (kon). (san). ifadenin ani bir değişiklikle daha az etkili bir şekil alması; daha önemli bir olayın etkisiyle gölgelenen vaka.

anticline
(i)., (jeol). bir eksenden zıt yönlere giden tabakaların bükülmesi veya kemeri, yukaç. anticli,nal (s). yukaça ait.

fizikçi
fiziki
fiziki coğrafya
fiziksel
fizyokrat
fizyoloji
fizyolojik
fizyonomi
fizyoterapi
fizyoterapist
flam
flama
flamacı
Flaman
Flamanca
flambe
flamingo
flandra
flanel
flaş
disclose
discography
discoiddiscous
discolour
discombobulate
discomfit
discomfort
discommode
discompose
disconcert
disconformity
disconnect
disconsolate
discontent
discontinuanceation
discontinue
discontinuity
discontinuous
discophile
discord
   

Sitemizde 8 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....