Ana Sayfa » Sözlük » ass

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

ass
(i). eşek, merkep: ahmak, aptal veya budala kimse; argo but, kaba et wild ass dağ kulanı, yaban eşeği, zool Asinus onager.

assagai
(i). Güney Afrika'da kullanılan hafif bir mızrak.

assail
(f) saldırmak, üzerine atılmak, üzerine varmak, hücum etmek, hamle etmek; tecavüz etmek, dil uzatmak assailable (s). tecavüz edilebilir. assailant (i). saldırgan kimse, mütecaviz kimse.

assassin
(i). suikastçı, katil, gizlice adam öIdüren kimse; (bh). ismaili mezhebinin Haşşâşin denilen koluna mensup olan kimse.

assassinate
(f) suikast yapmak, alçakçasına adam öldürmek (özellikle siyasi kişileri);bir kimsenin şöhretini mahvetmek assassina'tion i suikast, adam öIdürme.

assault
(i)., (f). saldırı, şiddetli hucum, hamle, tecavüz; (f). saldırmak, hücum etmek, tecavüz etmek. assault and battery huk. muessir fiil.

assay
(i). tahlil; tecrübe, deneme; tartma, ayarlama; ayar için alınan madde.

assay
(f). denemek, tecrübe etmek, yoklamak ; tahlil etmek, ayar etmek; değer biçmek , kıymet takdir etmek.

assemblage
(i). toplantı, meclis; takım, kalabalık; montaj; bir araya toplama veya toplanma.

assemble
(f). toplamak, birleştirmek, bir araya getirmek, kısımlan birbirine uydurmak ; parçaları yerli yerine takmak; toplanmak , birleşmek, bir araya gelmek, toplantı yapmak, içtima etmek.

cephane
cephanelik
cephe
cephe gerisi
cer
cerahat
cerbezeli
cereyan
cereyanlı
cerrah
cerrahi
cerrahi müdahale
cerrahlık
cesamet
cesaret
cesaret etmek
cesaret vermek
cesaretini kırmak
cesaretlendirme
cesaretlendirmek
cannonade
cannoneer
cannot
cannula
canny
canoe
canon
canonical
canonicals
canonicity
canonist
canonize
canonry, canonship
canopener
canopy
canorous
canst
cant
cant hook
cantabile