Ana Sayfa » Sözlük » bel

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

bel
kls Belgium.

bel-esprit, çoğ.beaux-esprits
i., Fr. nüktedan insan, zarif kimse.

belabor, ingbelabour
f. siddetle dövmek; ağır darbelerle vurmak; dil uzatmak, alaya almak.

belated
s. gecikmiş, geç kalmış. belatedly z. gecikerek, vaktinden sonra.

belay
f., den. halatı volta etmek; bağlamak. belaying pin den. armadora çeliği, bağlama direği.

belch
f., i. geğirmek; püskürtmek, fırlatmak; i. geğirme; fırlatma, püskürtme.

beldam, beldame
i. kocakarı, acuze; (eski) nine, büyükanne.

beleaguer
f. muhasara etmek, kuşatmak, etrafını çevirmek.

belemnite
i. koni biçiminde olan bir çeşit fosil.

belfry
i. çan kulesi, çan kulesi sahanlığı; çanın üzerine asıldığı tahta iskele

kızaklık
kızamık
kızamıkçık
kızamıklı
kızarıklık
kızarma
kızarmak
kızarmış
kızartı
kızartıcı
kızartılmak
kızartma
kızartmak
kızdırılmak
kızdırma
kızdırmak
kızgın
kızgınlaşmak
kızgınlık
kızıl
imbecile
imbed
imbibe
imbricate
imbricated
imbroglio
imbros
imbrue
imbrute
imbue
imit
imitable
imitate
imitation
immaculate
immanent
immaterial
immature
immeasurable
immediate