Ana Sayfa » Sözlük » bog

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

bog
i., f. bataklık; bataklık bölge; f. bataklığa ömülmek veya batmak. bogbean i. su yoncası. bog down tecrübe sonucunda başarılı olamamak. bogland i. bataklık arazi bog moss bataklık yosunu. bog oak bataklıktan çıkarılan abanoza benzer meşe ağacı. bog ore bataklıklardan çıkarılan bir çeşit demir cevheri. bog rush bataklık sazı. bog spavin atın okçesinin iç tarafında hası1 olan şiş. bogtrotter i. bataklık arazide oturan kimse. boggy s. bataklıklı.

bogey
i. golfta başa baştan bir vuruş fazla.

bogey, bogy, bogie
i. gulyabani, cin, şeytan; ask. kimliği anlaşılmamış veya teşhis edilmemiş uçak.

boggle
f., i. ürkmek, korkmak, tereddüt etmek, harekete geçmekten çekinmek; iç acemilik; paniğe kapılma. boggler i. ürkek kimse.

bogie
bak. bogey.

bogle
i. gulyabani, cin, şeytan.

bogota
i. Bogota.

bogus
s., A.B.D. sahte, düzme, yapma.

bogy
bak. bogey.

düşünme
düşünmek
düşünsel
düşünülmek
düşünüp taşınmak
düşünür
düşünüş
düşürme
düşürmek
düşürtmek
düşürülmek
düşüş
düve
düz
düzelme
düzelmek
düzeltici
düzeltilebilir
düzeltilme
düzeltilmek
cracking
crackle
crackling
crackpot
crackup
cradle
craft
craftsman
crafty
crag
crake
cram
cramp
crampon
cranberry
crane
cranebill
cranial
craniology
cranium
   

Sitemizde 40 Kişi Online

Türkçe Blog
WordPress tabanlı ücretsiz, kaliteli blog oluşturma servisi.

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....