Ana Sayfa » Sözlük » boil

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

boil
f., i. kaynamak, kaynar gibi kabarmak veya köpürmek; öfkeden köpürmek, galeyana gelmek; haşlanmak, kaynar suda pişmek; kaynatmak, haşlamak; i. kaynama, kaynayış. boil away kaynayarak buharlaşıp yok olmak. boil down kaynayarak suyunu çekmek, özü kalana kadar kaynamak; kısaltmak, kısmak. boil over taşmak; öfke veya heyecanını bastıramamak, galeyana gelmek. boiling point sıvıların kaynama derecesi.

boil
i., tıb çıban.

boiler
i. kazan, buhar kazanı; ing. su ısıtmada kullanılan ocak veya soba; sıcak suyu muhafaza etmekte kullanılan kazan. boiler compound kazan taşına karşı kullanılan kimyasal bileşim. boiler emplacement kazan ayağı. boiler fittings kazan takımı. boiler incrustation kazan taşı. boiler maker kazancı. boiler plate kazan levhası. boiler pressure kazan basıncı. boiler room kazan dairesi. double boiler iki katlı tencere, benmari. tubular boiler borulu kazan.

bacaklı
bacaksız
bacanak
bacı
baç
badana
badanacı
badanalamak
badanalı
bade
badem
badem ezmesi
badem yağı
badema
bademcik
bademcik iltihabı
bademli
badi
badik
badire
baffling
baffy
bag
bagasse
bagatelle
bagdad baghdat
bagel
baggage
bagging
baggy
bagnio
bagpipe
bah
bahadur
bahai
bahaism
bail
bailable
bailee
bailey
   

Sitemizde 41 Kişi Online

Türkçe Blog
WordPress tabanlı ücretsiz, kaliteli blog oluşturma servisi.

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....