Ana Sayfa » Sözlük » bolt

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

bolt
i., f., z. sürgü, kol demiri; kilit dili; cıvata; fırlama, kaçış; top (kumaş ,duvar kağıdı); yıldırım; kısa kalın ok; kitabın kesilmemiş kenarları ve sayfaları; f. süngülemek; fırlamak; düşünmeden söylemek, ağzından kaçırmak; çiğnemeden yutmak, alelacele yemek; top veya rulo haline koymak (kumaş , duvar kağıdı); ansızın yerinden fırlamak; A.B.D., pol. (partisinden) çekilmek; (partisine) destek olmaktan kaçınmak; z. ansızın, birdenbire. bolt chisel çapraz keskiç bolt cutter mandal kesecek alet. bolt from the blue hiç umulmadık iş, tam sürpriz, tepeden inme. bolt knife sayfaları kesmek için kullanılan mucellit bıçağı. bolt upright dimdik. ring bolt den. halkalı mapa. shoot one's bolt elinden geleni yapmak, son imkanını kullanmak.

bolt
f. elemek, elek veya tulbentten geçirmek, süzmek; eler gibi dikkatle gözden geçirmek.

boltrope
i., den. yelkenin etrafına sağlamlaştırmak için dikilen halat.

gürültülü
gürültülü patırtılı
gürültüsüz
gürz
gütme
gütmek
güve
güveç
güven
güvence
güvenceli
güvencesiz
güvenç
güvenilir
güvenilirlik
güvenilmez
güvenli
güvenlik
güvenlik görevlisi
güvenme
entelechy
entente
enter
enteric
enteritis
entero-
enterostomy
enterotomy
enterprise
enterprising
entertain
entertaining
entertainment
enthrall
enthrone
enthuse
enthusiasm
enthymeme
entice
entire
   

Sitemizde 55 Kişi Online

Türkçe Blog
WordPress tabanlı ücretsiz, kaliteli blog oluşturma servisi.

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....