Ana Sayfa » Sözlük » bond

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

bond
i., f. bağ irtibat, rabıta; ip, zincir; fertleri bir grup halinde bir araya getiren ilişki; yapışıklık; yapıştırıcı madde; mukaveler bono, senet, tahvilat; gümrüğü ödenmemiş malların hükümette muhafaza edilme durumu; kefalet; örgü (duvar); f. kefalete raptetmek; ipotek etmek; duvar örmek. bondage i. kölelik, serflik, esaret. bondholder i. tahvilat hamili bondmaid i. kadın köle, cariye. bondman i. erkek köle; toprağa bağlı köylü. bond paper iyi cins mektupluk kağıt. bondservant i. köle. bondslave i. köle, cariye. bondsman i. kefalet veren kimse. bondwoman i. cariye, halayık. bonded debt rehinli tahvil, tahvilat. bonded goods gümrükte muhafaza altına alınmış eşya. bonded warehouse gümrük antreposu.

coşturmak
coşturucu
cömert
cömertçe
cömertlik
cuk
cuma
cumartesi
cumba
cumbalı
cumhurbaşkanı
cumhurbaşkanlığı
cumhuriyet
Cumhuriyet Bayramı
cumhuriyetçi
cumhuriyetçilik
cunta
cuntacı
cup
cura
careworn
carfare
cargo
carhop
carib
caribbean sea
caribou
caricature
caries
carillon
carina
cariole
carious
carl
carlism
carload
carlovingian
carmagnole
carmelite
carminative
   

Sitemizde 42 Kişi Online

Türkçe Blog
WordPress tabanlı ücretsiz, kaliteli blog oluşturma servisi.

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....