Ana Sayfa » Sözlük » bore

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

bore
bak. bear.

bore
f., i. can sıkmak, bizar etmek, baş ağrıtmak; i. can sıkıcı kimse veya olay, baş belası.

bore
f., i. delik açmak, burgu veya matkap ile delmek oymak; i. delik, oyuk; kalibre, çap. bore bit taş delecek kalem.

bore
i. kabarma sonucu oluşan yüksek tepeli dalga.

boreal
s. poyraza ait, kuzey rüzgarına ait; şimali, kuzey.

boreas
i. Yunan mitolojisinde kuzey rüzgarı, poyrazı.

boredom
i. sıkıntı, can sıkıntısı.

borehole
i. yerkabuğunda araştırmalar yapmak için açılan kuyu.

borer
i. delgi, matkap, burgu; meyva veya ağaç kurdu; beslenmek için diğer balıkların etine gömülen balık.

boy aynası
boy bos
boy ölçüşmek
boya
boya fırçası
boya kökü
boya kutusu
boyacı
boyacılık
boyahane
boyalı
boyama
boyama kitabı
boyamak
boyanmak
boyar
boyar madde
boyasız
boyatmak
boykot
brittany
brittle
britzka, britska
broach
broad
broad-gauge
broad-minded
broad-shouldered
broadax
broadbrim
broadcast
broadcloth
broaden
broadloom
broadside
broadsword
broadway
brobdingnag
brocade
brocatel
   

Sitemizde 46 Kişi Online

Türkçe Blog
WordPress tabanlı ücretsiz, kaliteli blog oluşturma servisi.

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....