Ana Sayfa » Sözlük » braze

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

braze
f. pirinçle kaplamak; pirince benzer hale getirmek; pirinçten imal etmek; pirinç veya çelikle kaynak yapmak.

brazen
s. pirinçten yapılmış; pirinç gibi; utanmaz, yüzsüz, arsız. brazenfaced s. yüzsüz, arsız. brazenly z. yüzsüzlükle. brazenness i. yüzsüzlük.

brazen
f. yüzsüzlükle karşılamak; yüzünü kızdırmak. brazen a thing out işi pişkinliğe vurmak.

bağlamak
bağlamsal
bağlanma
bağlanmak
bağlantı
bağlantılı
bağlantısız
bağlantısız ülkeler
bağlantısızlık
bağlantısızlık siyaseti
bağlaşık
bağlaşım
bağlaşmak
bağlatmak
bağlayıcı
bağlı
bağlı kredi
bağlı olmak
bağlılık
bağnaz
balm
balmoral
balmy
balneal
balneology
baloney
balsa
balsam
baltic
baltimoreoriole
baluster
balustrade
bamako
bambino
bamboo
bamboozle
ban
banal
banana
band
   

Sitemizde 23 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....