Ana Sayfa » Sözlük » breathe

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

breathe
f. nefes almak, teneffüs etmek, soluk almak; hafifçe esmek; yaşamak, var olmak; koku neşretmek; nefes alıp vermek; fısıldamak; ifade etmek, belirtmek; agzından püskürtmek; hayat vermek, canlandırmak; nefes aldırtmak. breathe again veya freely rahat nefes almak.

breather
i. nefes alan kimse; k.dili teneffüs, paydos, ara.

ayak
ayak bağı
ayak basmak
ayak bileği
ayak izi
ayak parmağı
ayak satıcısı
ayak takımı
ayak ucu
ayakaltı
ayakçı
ayakkabı
ayakkabı bağı
ayakkabıcı
ayakkabıcılık
ayakkabılık
ayakla ezmek
ayaklandırmak
ayaklanma
ayaklanmak
autointoxication
autokinetic
automat
automate
automatic
automation
automatism
automaton
automobile
automorphic
automotive
autonomic
autonomous
autonomy
autopathic
autopathy
autoplasty
autopneumatic
autopsy
autosuggestion
   

Sitemizde 23 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....