Ana Sayfa » Sözlük » breathing

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

breathing
i. teneffüs, nefes alma; nefes; bir nefeslik zaman, an; söyleme, ağza alma; ümit, hasret; hafifçe esiş; dilb. h'' harfinin sesi. breathing space rahatça nefes alma imkânı; dinlenme zamanı.

gözlük
gözlükçü
gözlüklü
gözü bağlı
gözü dışarıda
gözü kapalı
gözü kara
gözü keskin
gözü pek
gözü peklik
gözü tok
gözükmek
gözünü kamaştırmak
gözünü korkutmak
gözüpek
gözyaşı
graben
grado
grafik
grafit
embrocate
embroider
embroil
embryo
embryology
emcee
emend
emerald
emerge
emergency
emeritus
emersion
emery
emetic
emf, emf
emigrant
emigrate
emigre
eminencecy
eminent
   

Sitemizde 22 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....