Ana Sayfa » Sözlük » brief

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

brief
s., i., f. kısa, muhtasar, birkaç kelime ile ifade edilen; i. özet, hulâsa; huk. dava özeti; lâyiha, yazılı belge; üzerinde Papa'nın mührü bulunan mektup; f. özetlemek, hulâsa çıkarmak; ing., huk. avukat tutmak. I hold no brief for him Ben onu müdafaa etmiyorum. in brief kısaca, özet olarak. briefly z. kısaca. briefness i. kısa oluş.

briefcase
i. evrak cantası.

briefing
i. bir işe başlamadan evvel kesin ve ayrıntılı bilgi vermek için yapılan kısa toplantı.

evrak çantası
evre
evren
evren bilimi
evren pulu
evrensel
evrensellik
evrim
evsaf
evsiz
evsiz barksız
evvel
evvela
evvelce
evvelden
evvelemirde
evvelki
evvellik
ey
eyalet
density
dent
dental
dentate
dentex
denticle
denticular
dentifrice
dentil
dentine
dentist
dentition
denture
denude
denunciate
deny
deodar
deodorant
deodorize
deontology
   

Sitemizde 16 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....