Ana Sayfa » Sözlük » brig

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

brig
i., den. brik, iki direkli randalı kabasorta gemi; geminin hapishanesi.

brigade
i., f. tugay, liva; ekip, yangın için organize edilmiş bir grup insan; f. bir araya getirmek, gruplar meydana getirmek; alayları tugaylara göre tanzim etmek.

brigadier
i. tuğbay, albayla tuğgeneral arasında bir rutbe. brigadier general tuğgeneral.

brigand
i. eşkıya, haydut, saki. brigandage i. eşkıyalık.

brigantine
i. den.gulet (gemi); perkende.

bright
s., z. parlak, ışıldayan, ışıklı, aydınlık; renkli; şeffaf, berrak; muhteşem, şaşaalı; zeki; canlı, hareketli; memnuniyet verici, mutlu; z. parlak bir şekilde. brightly z. parlak bir şekilde. brightness i. parlaklık.

brighten
f. parlamak neşeli ve canlı olmak; parlatmak, aydınlatmak, canlandırmak, neşelendirmek. Bright's disease tıb. bir çeşit böbrek hastalığı.

çillenmek
çilli
çim
çimdik
çimdiklemek
çimen
çimenlik
çimento
çimlenme
çimlenmek
Çin gülü
Çince
çingene
çini
çini mürekkebi
çinici
çinicilik
çinko
Çinli
çipura
check
check, cheque
checker, chequer
checkerberry
checkerboard
checkered
checkers
checkmate
checkoff
checkout
checkrein
checkroom
checkup
cheddar
cheek
cheeky
cheep
cheer
cheerful
cheering
   

Sitemizde 15 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....