Ana Sayfa » Sözlük » bring

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

bring
f. getirmek; hâsıl etmek; sevketmek; icbar etmek, mecbur tutmak. bring about sebep olmak, hâs etmek; beraberinde getirmek. bring an action, bring suit dava etmek. bring around, bring round kandırmak, ikna etmek; ayıltmak, kendine getirmek. bring down the house tavan yıkılırcasına alkışlanmak. bring forth hâsıl etmek, meydana getirmek; doğurmak; sebep olmak. bring forward ileri sürmek, ortaya atmak; hesap yekününü nakletmek. bring home to ikna etmek, gerçeği kabul ettirmek, ispat etmek. bring in ithal etmek; arzetmek; kazandırmak bring off başarı1ı olmak. bring on husule getirmek, sebep olmak. bring out meydana çıkarmak, göz önüne sermek, belirtmek; neşretmek. bring over kandırmak, ikna etmek. bring to den. gemiyi orsa alabanda etmek; aklını başına getirmek, ayıltmak. bring to bear etkilenmesine sebep olmak. bring to book hesap verdirmek. bring to pass yaptırmak husule getirmek. bring through hastalıktan kurtarmak. bring under ram etmek; kendi buyruğuna tabi etmek. bring up yetiştirmek büyütmek: yaklaşmasını sağlamak. bring up the rear bir sıranın sonuna gelmek.

bringing-up
i. çocuk bakımı ve terbiyesi.

kalleş
kalleşlik
kalleşlik etmek
kalma
kalmak
kalori
kalorifer
kalorifer dairesi
kalorifer kazanı
kalorimetre
kalp
kalp ağrısı
kalp çarpıntısı
kalp hastası
kalp kası
kalp krizi
kalp sektesi
kalpak
kalpazan
kalpazanlık
gunstock
gunwale , gunnel
guppy
gurgitation
gurgle
gurkha
gurnard
guru
gush
gusher
gushy
gusset
gust
gustation
gustatory
gusto
gusty
gut
guts
gutta
   

Sitemizde 16 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....