Ana Sayfa » Sözlük » broken

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

broken
bak. break; s. kırılmış, parçalanmış, yarılmış, yarık, kırık (çizgi); eksik, parçaları kırılmış (çay, yemek takımı); ihlâl edilmiş, çiğnenmiş, yer yer kesilmiş, inkıtaa uğramış; ruhça ve bedence zayıf düşmüş; terbiye edilmiş (at v.b.); bozuk, fena konuşulan (dil) : iflâs etmiş, mahvolmuş. broken lot sayısı yüzden az olan satılık hisseler (borsa) . broken-down s. çökük, bozuk, bitkin. broken-hearted s. kalbi kırık, ümitsizliğe kapılmış. broken-winded s. soluyan (at). be all broken up over (bir şeyden dolayı) çok üzgün olmak.

asosyal
aspidistra
aspiratör
aspirin
asri
asrileşmek
assolist
ast
Astana
astar
astar boyası
astarlama
astarlamak
astarlı
astarlık
asteğmen
astım
astımlı
astigmat
astigmatizm
associative
assonance
assort
asst
assuage
assuasive
assume
assumpsit
assumption
assumptive
assurance
assure
assurgent
assyria
astarte
astatic
aster
asteriated
asterisk
asterism
   

Sitemizde 20 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....