Ana Sayfa » Sözlük » butt

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

butt
i. herhangi bir şeyin enli ucu veya sapı; dipçik; izmarit; (argo), (slang) popo, kıç.

butt
i., f. alay konusu olan kimse; nişan talimi yapılan yerin arkasındaki duvar veya toprak yığını; f. bitişik olmak; bitişmek; iki şeyin enli uçlarını birbiriyle birleştirmek.

butt
f., i. tos vurmak, boynuz atmak; kafa atmak; araya girmek, karışmak, burnunu sokmak; i. tos, kafa.

butt
i. fıçı (şarap, bira), damacana; bir oylum ölçü birimi, 477 litre.

butte
i. bir düzlüğün üzerinde yükselen tek bir tepe veya dağ.

butter
i., f. tereyağı, margarin; ekmeğe sürülen diğer yumuşak maddeler; f. tereyağı ilâve etmek veya sürmek; k.dili yağlamak, yağ çekmek. butter up (argo) yağcılık etmek. know which side one's bread is buttered on menfaatinin nerede olduğunu bilmek.

butter-and-eggs
i. nevruz otu, bot. Linaria vulgaris; bir nevi nergis çiçeği.

butterball
i. bir cins ördek; k.dili Sişko kimse, tombul kimse, yağ tulumu.

buttercup
i. düğün çiçeği, bot. Ranunculus; altıntabak altın çiçeği, bot. ranunculus acris: kâğıthane çiçeği.

butterfat
(i). süt kaymağı; kaymak nispeti.

goblen
gocundurmak
gocunmak
godoş
gofret
gol
golcü
golf
golf pantolon
golfçü
golfstrim
gomalak
gonca
gondol
gondolcu
goril
Got
Gotik
Gotik harfler
Gotik sanat
ecliptic
eclogue
ecology
economic
economize
economy
ecosystem
ecru
ecstasy
ecstatic
ectoderm
ectomorphic
ectoplasm
ecuador
ecumenical
ecumenism
eczema
edacious
edam, edam cheese
eddy
   

Sitemizde 15 Kişi Online

Türkçe Blog
WordPress tabanlı ücretsiz, kaliteli blog oluşturma servisi.

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....