Ana Sayfa » Sözlük » cold

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

cold
(s)., (z)., (i). soğuk; üşümüş; soğumuş, öImüş; nesnel; A.B.D., (k).dili baygın, şuursuz; bayat; (k).dili (saklambaçta) uzak; donuk (renk); (z)., A.B.D., argo tamamıyle, kesin olarak; hazırlıksız olarak; (i). soğukluk; üşüme; nezle, soğuk algınlığı; donma noktası altındaki derece; düşük ısı. cold feet (k).dili cesaretsizlik, korkaklık. throw eold water on (an idea) (bir fikri) çürütmek. out in the eold açıkta kalmış; kasten açıkta bırakılmış. eateh eold, take eold nezle olmak. know something eold bir şeyi ezbere bilmek. enter an exam eold hazırlıksız olarak sınava girmek. It leaves me cold. Beni etkilemiyor. Bana vız gelir. in cold blood soğukkanlılıkla. coldly (z). soğuk olarak; sertlikle coldness (i). soğukluk.

cold - deck
(f)., A.B.D., argo iskambil kağltlarının hileli bir şekilde sıralayarak aldatmak. cold deck A.B.D., argo dağıtanın kendi çıkarına göre önceden sıraladığı iskambil kâğıtları.

cold - short
(s). soğuk iken kırılabilir.

cold chisel
soğuk keski, demir kalemi.

cold cream
yüz kremi, cilt kremi.

cold cuts
(salam, sosis, sucuk gibi) yenmeye hazır et, söğüş.

cold frame
limonluk.

cold front
meteor soğuk hava kitlesi.

cold light
ısısız ışık.

cold pack
sebze veya meyvayı kutuya soğuk olarak koyduktan sonra pişirip konserve etme usulü; (tıb).ıslak sargılarla tedavi usulü.

kırbaç
kırbaçlama
kırbaçlamak
kırbaçlanmak
kırçıl
kırdırmak
kırgın
kırgınlık
Kırgız
Kırgızistan
kırıcı
kırıcılık
kırık
kırık dökük
kırıkçı
kırıkçılık
kırıklık
kırılgan
kırılganlık
kırılma
hydrocyanic
hydrodynamic
hydroelectric
hydrofoil
hydrogen
hydrography
hydrology
hydrolysis
hydromel
hydrometer
hydropathy
hydrophilous
hydrophobia
hydropicical
hydroplane
hydroponics
hydroquinone
hydroscope
hydrosol
hydrosphere