Ana Sayfa » Sözlük » depress

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

depress
(f). üzmek, kasvet vermek, canını sıkmak, moralini bozmak; kuvvetten düşürmek, zayıflatmak; k.dili kolunu kanadını kırmak; değerini veya miktarını azaltmak; mevki veya rütbesini indirmek; bastırmak; meyus etmek. depressible (s). şevki kırılır, bastırılabilir. depressingly (z). can sıkıntısı vererek; üzerek.

depressant
(s)., (tıb). faaliyeti azaltan, müsekkin, yatıştırıcı.

depressed
(s). basılmış, bastırılmış, indirilmiş; canı sıkılmış, kederli, üzüntülü; miktarı azaltılmış, değeri düşürülmüş.

depression
(i). kasvet, keder, hüzun, can sıkıntısı; piyasada durgunluk, buhran, buhran devresi; (tıb). düşkünlük, dermansızlık; alçak basınç alanı.

depressive
(s). kasvet verici, kasvetli; durgunluk sebebi olan.

depressor
(i). sıkan şey veya kimse; indiren şey; (anat). aşağı çeken (kas). tongue depressor (tıb). dili aşağıda tutan pens.

açık kapı siyaseti
açık kredi
açık liman
açık maaşı
açık mavi
açık mektup
açık oturum
açık oy
açık öğretim
açık pazar
açık piyasa
açık poliçe
açık saçık
açık sarı
açık seçik
açık seçiklik
açık sözlü
açık sözlülük
açık şehir
açık teşekkür
acacia
academic
academician
academy
acanthus
acappella
acarid
accede
accelerando
accelerate
accent
accentuate
accept
acceptable
acceptance
acceptation
access
accessible
accession
accessory
   

Sitemizde 17 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....