Ana Sayfa » Sözlük » dock

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

dock
(i). karabuğdaya benzer bir ot. patience dock labada, (bot). Rumex patientia sour dock kuzukulağı, (bot). Rumex acetosa.

dock
(i). mahkemede sanık yeri.

dock
(i)., (f)., (den). havuz, gemi havuzu, dok: iskele, rıhtım; (f). rıhtıma yanaşmak, havuza çekmek, havuza girmek. dockage (i). havuz veya rıhtım ücreti. docker (i). havuz veya tersane işçisi. dockmaster (i). tersane müdürü. dockyards (i). tersane. floating dock yüzer havuz.

dock
(i)., (f)., (zool). hayvan kuyruğunun etli kısmı; (f). kuyruğunu kesmek; ücret, indirmek.

docket
(i)., (f)., (huk). özet, hulasa; (huk). karar defteri; (huk). bekleyen davalar listesi; gündem, yapılacak işler listesi; paket etiketi; (f). özetlemek, hulasa etmek, listeye kaydetmek; etiket yapıştırmak. on the docket yapılacak işler listesinde, gündemde.

altında
altını çizmek
altıntop
altimetre
altlık
altmış
altmışar
altmışıncı
altmışlık
alto
altüst
altüst etmek
altüst olmak
altyapı
altyapısal
alüminyum
alüminyum taşı
alüvyon
alyans
alyuvar
angle
angles
angleworm
anglican
anglicism
anglicize
angling
anglo-american
anglo-catholic
anglo-lndian
anglo-lrish
anglo-norman
anglo-saxon
anglomania
anglophile
anglophobe
anglophone
angora
angry
angstrom
   

Sitemizde 49 Kişi Online

Türkçe Blog
WordPress tabanlı ücretsiz, kaliteli blog oluşturma servisi.

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....