Ana Sayfa » Sözlük » exp

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

exp
(kıs.) export, express.

expand
(f). büyütmek; geliştirmek,inkişaf ettirmek; şişirmek; genişletmek, tevsi etmek; açmak, yaymak; büyümek, gelişmek,inkişaf etmek; genişlemek, şişmek.

expanse
(i). geniş saha veya meydan;açılma, yayılma; genişlik.

expansible
(s). yayılıp büyümesi mümkün.

expansile
(s). açılıp yayılan.

expansion
(i). açılıp yayılma, büyüme, genişleme; genişleyen kısım, ek. coefficient of expansion (mat). genişleme katsayısı. expansion bolt sıkıştırma cıvatası,kurtağzı cıvata.

expansive
(s). yayılan, genişleyen,geniş, engin, yayılıp genişlemeye elverişli; şümullü, yaygın; coşkun, ateşli, açık sözlü. expansively (z). yayılarak, genişleyerek; coşkunlukla. expansiveness (i). yayılma, genişleme;coşma.

exparte
(Lat). yalnız bir tarafın yararına, tek taraflı.

expatiate
(f). etraflıca yazmak veya söylemek. expatia'tion (i). etraflıca yazma veya söyleme.

expatriate
(f)., (i). memleket dışına çıkmak, göç etmek;memleket dışına sürmek; (i). kendi vatanından başka bir memlekete yerleşen kimse.

esatir
esatiri
esbap
esef
esefle
eseflenmek
esen
esenlik
eser
esham
esin
esinlemek
esinlenmek
esinti
esintili
esir
esir alma
esir kampı
esirgeme
esirgemek
decongestant
decontaminate
decontrol
decor
decorate
decoration
decorative
decorator
decorous
decorticate
decorum
decoy
decrease
decree
decrement
decrepit
decrepitate
decrepitude
decrescendo
decrescent
   

Sitemizde 10 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....
Hadise - Düm Tek Tek
Türkiye'yi 2009 Eurovision'da Hadise, Düm Tek isimli şarkıyla temsil edecek. İşte şarkının ilk video klibi