Ana Sayfa » Sözlük » extra

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

extra
önek dışarı, hariç; extra-legal kanun dışında kalan.

extra
(s)., (z)., (i). fazla, gereksiz, zait, ayrı; üstün, âlâ, fevkalade; (z). fevkalade surette, ilâve olarak, ayrıca; (i). ekstra, zam, fazladan olan şey; ikinci, üçüncü v.s. baskı (gazete);(sin). ufak rollerde oynayan kimse. Dancingis an extra. Dans dersleri için ayrıca ücret ödenir.

extract
(i). özet, hulâsa, öz, ruh; esans; seçilmiş parça, iktibas edilmiş kısım. beef extract et suyu özü. lemon extract limon özü.

extract
(f). çıkarmak, çekmek; söyletmek, itiraf ettirmek; özetini veya özünü çıkarmak; seçmek; (bir kitap vb'nden bir parçayı) almak, iktibas etmek; suretini almak. extractable (s). çıkarılabilir. extractor (i). sökücü, çıkarıcı.

extraction
(i). çıkarma, istihraç,çekme (diş); nesil, sülâle, nesep; özet, öz, hulâsa.

extractive
(s). çıkarılabilir; çıkarıcı; doğal maddeleri işlemeye ait. extractive industries doğal maddeleri işleme endüstrisi.

extracurricular
(s). ders programı dışında kalan.

extradite
(f). suçluları iade etmek veya ettirmek. extraditable (s). iade edilebilir(suçlu). extradition (i). suçluları iade.

extrados
(i)., (mim). bir kemerin dış çevresi; kemer sırtı, kubbe sırtı, bir kemerin tümsekli yüzeyi.

extragalactic
(s)., (astr). Samanyolu'nun dışında olan.

hüccet
hücre
hücreli
hücum
hücumbot
hükmen
hükmetmek
hükmi
hükmi şahsiyet
hüküm
hüküm süren
hüküm sürmek
hüküm vermek
hükümdar
hükümdarlık
hükümet
hükümet darbesi
hükümet komiseri
hükümet merkezi
hükümlü
filth
filtrate
filum
fimbriated
fin
finagle
final
finale
finalist
finality
finalize
finance
financier
finch
find
findesiecle
fine
finery
finesse
finger
   

Sitemizde 6 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....
Hadise - Düm Tek Tek
Türkiye'yi 2009 Eurovision'da Hadise, Düm Tek isimli şarkıyla temsil edecek. İşte şarkının ilk video klibi