Ana Sayfa » Sözlük » feel

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

feel
(f). (felt) dokunmak, el surmek; elleri ile yoklamak; hissetmek, duymak; anlamak, görünmek, hissini vermek, intiba uyandırmak. feel cold üşümek. feel for acımak. feel hot ateş basmak, (colloq). sıcaklamak. feel in one's bones içine doğmak. feel keenly kuvvetle hissetmek. feel like doing canı yapmak istemek. feel like oneself tam sıhhatte olmak, iyi olmak. feel one's oats canlı olmak, kibirli olmak, böbürlenmek. feel one's pulse nabzını saymak. feel one's way yavaş yavaş ve ihtiyatla ilerlemek. feel up to iktidarı olduğunu hissetmek yapacak halde olmak.

feel
(i). dokuma hissi, temas, dokunum; dokunarak yoklama; his, duygu. from the feel of it dokununca; havasından.

feeler
(i). dokunan kimse veya şey, hisseden kimse veya şey; (zool). dokunaç; (mak). kalınlığı ölçmeye mahsus araç; deneme kabilinden bir teklif veya bir şey. put out feelers ağzını aramak, ne düşündüğünü anlamaya çalışmak.

feeling
(i)., (s). his, duyu, duygu, dokunma; dokunma hissi; (çoğ). his dünyası, iç âlemi, merhamet, şefkat; (s). duygulu, hisli, hassas; şefkatli; dokunaklı, tesirli. hurt one's feelings hatırını kırmak, gücendirmek. feelingly (z). tesir ederek, hissederek, duyarak, hislerle.

fındıklık
fır
fırça
fırçalama
fırçalamak
fırçalanmak
fırdöndü
fırfır
fırıl fırıl
fırıldak
fırıldakçı
fırıldanmak
fırın
fırıncı
fırıncılık
fırınlama
fırınlamak
fırınlatmak
fırka
fırkateyn
diet
dietary
dietitian,cian
differ
difference
different
differentia
differential
differentiate
difficult
difficulty
diffidence
diffident
diffract
diffraction
diffuse
diffusive
dig
digamma
digamy
   

Sitemizde 14 Kişi Online

Türkçe Blog
WordPress tabanlı ücretsiz, kaliteli blog oluşturma servisi.

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....