Ana Sayfa » Sözlük » figure

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

figure
(i). rakam, numara, adet; değer, fiyat; vücut yapısı, endam, boybos; yüz, çehre, sima, gösteriş, görünüş; hal, tavır; şahsiyet, şahıs, resim, suret; (geom). şekil; (edeb). mecaz, istiare; dansta figür. figure dancer figür yapan dansör veya dansöz. figurehead (i). sözde mevki sahibi, gerçek yetki sahibi olmayan kimse; (den). gemi aslanı gibi oyma süs. figure of speech mecaz, istiare, kinaye. figure skating figür yaparak paten kayma. at a low figure ucuz fiyata. income in five figures beş rakamlı gelir. keep one's figure şişmanlamamak, kilo almamak, vucudunu iyi muhafaza etmek.

figure
(f). hesaplamak; tasvir etmek, resmetmek; şekil çizerek göstermek; desenlerle süslemek; hayalen canlandırmak; mecaz yoluyla ifade etmek; (k).dili düşünmek; (müz). süslemek; görünmek. figure on (k).dili güvenmek, hesaba katmak, dayanmak. figure out hesaplamak, düşünmek. figure up hesap etmek, toplama yapmak.

evcimen
evde yapılmış
evelemek gevelemek
evet
evet efendimci
evham
evhamlı
evin
evirme
evirmek
eviye
evkaf
evlat
evlat edinmek
evlatlık
evlek
evlendirilmek
evlendirme
evlendirmek
evlenme
demure
demurrage
demurrer
demy
den
denarius
denationalize
denaturalize
denature
dendrite
dendrology
dene
denegation
dengue
deniable
denial
denier
denigrate
denim
denizen
   

Sitemizde 12 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....
Hadise - Düm Tek Tek
Türkiye'yi 2009 Eurovision'da Hadise, Düm Tek isimli şarkıyla temsil edecek. İşte şarkının ilk video klibi