Ana Sayfa » Sözlük » fill

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

fill
(f)., (i). doldurmak, tatmin etmek; yapmak, icra etmek; işgal etmek, tutmak; dolmak, doymak, kabarmak, şişmek; hazırlamak (reçete); (i). dolumluk, doyumluk, dolduracak miktar; toprak tesviyesinde kullanılan toprak veya moloz. fill in doldurmak, eksiğin yerini doldurmak, vekillik yapmak. Fill me in on the situation. Durumu bana izah et. fill out doldurup kabartmak ve şişirmek, dolup kabarmak; (fişi) doldurmak. fill the bill (A.B.D)., (k).dili ihtiyacı karşılamak. fill a tooth (dişçi). dolgu yapmak. fill up tamamen doldurmak; dolmak. have one's fill doymak.

filler
(i). delik tıkamak için kullanılan herhangi bir şey; (boyada) astar; puronun içine konulan tütün; (gazet). boşluk doldurmak için kullanılan kısa yazı.

fillet
(i). saçları tutmak için başa bağlanan kurdele veya bant; kemiksiz et veya balık, fileto; tiriz, pervaz; (mim). dar ve düz silme; kitap kapağı üstüne basılan süs çizgisi.

filling
(i). doldurma; dolma içi; doldurulan herhangi bir şey; (dişçi). dolgu. filling station benzin istasyonu.

fillip
(i)., (f). fiske; teşvik edici veya harekete geçirici herhangi bir şey; önemsiz şey; (f). fiske vurmak; teşvik etmek, harekete geçirmek.

fillister
(i). oluk rendesi; oluk.

filly
(i). kısrak; (k).dili canlı genç kız.

hasatçılık
hasbelkader
hasbi
hasebiyle
haseki
haset
haset etmek
hasetçi
hasıl
hasılat
hasılı
hasım
hasır
hasır otu
hasırcı
hasırlamak
hasırlı
hasis
hasislik
hasiyetli
eventuate
ever
everglade
evergreen
everlasting
evermore
eversion
evert
every
evesive
evict
eviction
evidence
evident
evidential
evil
evince
eviscerate
evitable
evocation
   

Sitemizde 11 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....
Hadise - Düm Tek Tek
Türkiye'yi 2009 Eurovision'da Hadise, Düm Tek isimli şarkıyla temsil edecek. İşte şarkının ilk video klibi