Ana Sayfa » Sözlük » floating

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

floating
(s). yüzen; bağlı olmayan; gezici, seyyar, sabit olmayan; değişen. floating anchor (bak). sea anchor. floating bridge yüzen köprü dubalı köprü. floating capital (tic). döner sermaye. floating debt gayri muntazam borç. floating derrick (den). gezer maçuna. floating dock yüzer havuz. floating dredge dubalı tarak. floating island yüzen toprak parçası; üzerinde yer yer yumurtalı köpük olan bir çeşit krema. floating kidney (tıb). yer değiştiren böbrek. floating light fener dubası, fener gemisi, fenerli şamandıra. floating population gelip geçici ahali, gayri sabit nüfus. floating trade deniz ticareti.

Brahmanizm
branda
branda bezi
branş
bravo
bre
breş
Brezilya
briç
brifing
brik
briket
briyantin
brokoli
brom
bromür
bronş
bronşit
bronz
bronzlaşma
bud
budapest
buddha
buddy
budge
budgerigar
budget
buenos aires
buff
buffalo
buffer
buffet
buffo
buffoon
bug
bug-eyed
bugaboo
bugbear
bugger
buggy
   

Sitemizde 9 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....
Hadise - Düm Tek Tek
Türkiye'yi 2009 Eurovision'da Hadise, Düm Tek isimli şarkıyla temsil edecek. İşte şarkının ilk video klibi