Ana Sayfa » Sözlük » floor

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

floor
(i)., (f). taş veya tahta döşeme, yer, zemin; dip; kat; yasama meclisi salonunun üyelere ayrılmış kısmı; mecliste söz söyleme hakkı; taban ücret, asgari ücret veya fiyat; (f). taş veya tahta döşemek, kaplamak: vurup yere yıkmak; (k).dili şaşırtmak, ağzını kapatmak; (k).dili yenmek. floorcloth (i). döşemelik muşamba; tahta bezi. floor lamp ayaklı abajur. floor plan (mim). kat planı. floor show varyete, atraksiyon, eğlence programı. floorwalker (i)., (A.B.D). büyük mağazalarda işi idare eden ve müşterilere yardımcı olmak üzere dolaşan adam. ground floor zemin kat. in on the ground floor başlangıçta işe giren. have the floor mecliste söz söyleme hakkı olmak, kürsüye çıkmak. take the floor mecliste söz almak. completely floored tamamen saşırmış. floorer (i). döşemeci. flooring (i). döşemelik.

aralamak
aralanmak
aralarında
aralatmak
aralık
aralıklı
aralıksız
aralıkta
arama
arama emri
arama izni
arama tarama
aramak
aranılmak
aranjman
aranmak
Arap
Arap rakamları
arap sabunu
Arapça
aqua
aquacade
aqualung
aquamarine
aquanaut
aquaplane
aquarelle
aquarium
aquarius
aquatic
aquatint
aqueduct
aqueous
aquiculture
aquila
aquiline
arab
arabesque
arabia
arabian
   

Sitemizde 14 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....
Hadise - Düm Tek Tek
Türkiye'yi 2009 Eurovision'da Hadise, Düm Tek isimli şarkıyla temsil edecek. İşte şarkının ilk video klibi