Ana Sayfa » Sözlük » flush

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

flush
(f)., (i). kanatlanıp uçmak, ürkmüş kuş gibi uçmak: ürkütüp kaçırmak (özellikle av kuşu): (i). birden ürkütüp kaçırılan kuşlar.

flush
(s)., (f)., (z). dopdolu, taze: bol, mebzul, bereketli, cebinde çok para taşıyan: bir seviyede, düz: güvertesi baştan kıça kadar düz olan (gemi): (f). düzlemek bir seviyeye getirmek; boşluklarını doldurup düzeltmek (duvar); (z). düz bir şekilde, yüzeyde tam.

flush
(f)., ; birden akmak, hücum etmek (kan); kızarmak; heyecanlandırmak: akıtmak, bol su ile temizlemek; kızartmak; (i). kızarma; ısınma, heyecan, galeyan, coşma, taşkınlık; kırmızılık, kızartı; ateş hararet, sıcaklık. Her face was flushed. Yüzü kıpkırmızıydı. in the first flush of passion ilk heyecanla, hislerin ilk coşkunluğuyla. flushed with victory zaferin verdiği şevk ve heyecanla dolu.

flush
(i)., iskambil floş, poker oyununda aynı renkten olan bir el kağıt.

derecelendirmek
dereceli
dereotu
dergi
dergicilik
derhal
deri
derici
dericilik
derin
derin dondurucu
derin uyku
derinden
derinlemesine
derinleşmek
derinleştirmek
derinlik
derinlik ölçümü
derişik
derken
colloquy
collotype
collude
collyrium
colocynth
cologne
colombia
colombo
colon
colonel
colonial
colonialism
colonic
colonist
colonize
colonnade
colony
colophon
colophony
color
   

Sitemizde 9 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....
Hadise - Düm Tek Tek
Türkiye'yi 2009 Eurovision'da Hadise, Düm Tek isimli şarkıyla temsil edecek. İşte şarkının ilk video klibi