Ana Sayfa » Sözlük » fog

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

fog
(i)., (f). (ged, ging) sis, duman; (foto). donukluk; bunaklık; (f). sisle kaplamak, karartmak; sisle dolmak, sis basmak: (foto). belirsiz olmak, donuklaşmak; bunamak. fog bank (meteor). uzaktan özellikle denizde görülen sis, sis yığını. fogbound (s). sis yüzünden beklemek mecburiyetinde olan. fogbow (i)., (meteor). bazen sisli havalarda görülen beyaz veya sarımtırak gökkuşağı. foghorn (i). sis düdüğü.

fog
(i). ot biçiminden sonraki yeni sürgün.

foggy
(s). sisli, dumanlı; bulutlu, bulanık. I don't have the foggiest idea. Haberim yok. Hiç fikrim yok. foggily (s). duman içinde gibi, bulanik, karışık. fogginess (i). duman, dumanlı oluş, sisli oluş.

fogy
(i). eski kafalı kimse.

çizgi film
çizgili
çizgisel
çizgisiz
çizici
çizik
çiziktirmek
çizili
çizilmek
çizim
çizme
çizmeci
çizmek
çoban
çoban köpeği
çobanaldatan
çobanlık etmek
çobanpüskülü
çocuğumsu
çocuk
cheroot
cherry
chersonese
chert
cherub
chervil
cheshire cat
chess
chest
chesterfield
chestnut
chesty
chevalier
cheviot
chevron
chevrotain
chevy, chivvy
chew
chiaroscuro
chiasm
   

Sitemizde 11 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....
Hadise - Düm Tek Tek
Türkiye'yi 2009 Eurovision'da Hadise, Düm Tek isimli şarkıyla temsil edecek. İşte şarkının ilk video klibi