Ana Sayfa » Sözlük » fruit

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

fruit
(i)., (f). meyva, yemiş; semere, mahsul, verim; tohum; (bot). bir bitkinin tohumlu kısmı; netice; sonuç; (A.B.D)., argo, slang ibne; (f). meyva verdirmek veya vermek; verimli kılmak veya olmak. fruit cake meyvalı kek. fruit cup bardak veya kadeh içinde verilen meyva salatası. fruit knife meyva bıçağı. fruit salad meyva salatası. fruit sugar früktoz.

fruitage
(i). meyva; meyva verme; sonuç, netice.

fruiter
(i). meyva taşıyan gemi; meyva ağacı.

fruiterer
(i)., (ing). yemiş satan kimse, meyvacı, manav.

fruitful
(s). meyva veren, yemişveren, verimli, mahsuldar. fruitfully (z). verimli olarak. fruitfulness (i). verimlilik, bereket.

fruition
(i). muradına erme, tahakkuk, gerçekleşme.

fruitless
(s). semeresiz, meyvasız; faydasız, nafile; kısır. fruitlessly (z). nafile olarak, boş yere. fruitlessness (i). semeresizlik, faydasızlık.

fruity
(s). meyva gibi; meyvalı; dalkavuk olan; argo ibne olan; argo çatlak.

boşboğaz
boşboğazlık
boşboğazlık etmek
boşlamak
boşluk
Boşnak
boşu boşuna
boşuna
bot
botanik
botanikçi
boy
boy aynası
boy bos
boy ölçüşmek
boya
boya fırçası
boya kökü
boya kutusu
boyacı
briquette, briquet
brisk
brisket
bristle
brit
britain
britannia
britannic
britches
briticism
british
briton
brittany
brittle
britzka, britska
broach
broad
broad-gauge
broad-minded
broad-shouldered
   

Sitemizde 12 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....
Hadise - Düm Tek Tek
Türkiye'yi 2009 Eurovision'da Hadise, Düm Tek isimli şarkıyla temsil edecek. İşte şarkının ilk video klibi