Ana Sayfa » Sözlük » gloss

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

gloss
i., f. parlaklık: cilâ, perdah; bir ayıbı örtmek için yapılan gösteriş; dış güzellik; f. parlatmak, cilâ yapmak, yaldızlamak; parlamak, yaldızlanmak; over ile sahte bir şekilde gizlemek. glosslly z. parlak bir şekilde. glossiness i. parlaklık, cilâlı oluş. glossy s. parlak, cilâlı.

gloss
i., f. açıklama, şerh, haşiye, tefsir; satır aralarında verilen metin tercümesi; tevil, tahrif; f. açıklamak, şerhetmek, tefsir etmek, haşiye yazmak; yanlış tefsir etmek, tevil etmek, tahrif etmek.

glossal
s., anat. dile ait.

glossary
i. bir kitaba veya yazara ait lügatçe.

glossectomy
i., tıb. dilin tamamını veya bir kısmını kesme ameliyatı.

glossiness
i. parlaklık.

glossitis
i., tıb. dil iltihabı.

glosso
önek dil veya konuşma ile ilgili.

glossolalia
i. anlaşılmaz sesler veya sözler; bilinmeyen veya hayali bir dilde konuşma.

glossology , glottology
i. dilbilimi.

götürü pazarlık
götürücü
götürülmek
gövde
gövde gösterisi
gövdeli
göz
göz akı
göz alıcı
göz aşinalığı
göz atmak
göz bankası
göz banyosu
göz bebeği
göz göz
göz göze
göz hapsi
göz kamaştırıcı
göz kapağı
göz kararı
elision
elite
elixir
elizabethan
eljah
elk
ell
ell , el
ellipse
ellipsis
ellipsoid
elliptical
elm
elocution
elongate
elope
eloq
eloquence
else
elsewhere
   

Sitemizde 35 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....