Ana Sayfa » Sözlük » going

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

going
(i.), (s.), (f.) gidiş, ayrılış; yolların durumu; (s.) mevcut olan; hareket eden; işleyen; (f.) gelecek zamanı belirten yardımcı fiil: I am going to do this. Bunu yapacağım. goings on (k.dili) olup bitenler, hal ve hareket (çoğu zaman fena anlamda). a going concern başarılı iş veya şirket. It's going on four o'clock Saat dörde geliyor. There is nothing going on. Hiç bir şey olduğu yok. set the clock going saati kurmak .

izmihlal
İzmir
izobar
izolasyon
izolatör
izole
izole bant
izomeri
izomorfik
izoterm
izotop
izzet
izzetinefis
jaguar
jaketatay
jakuzi
jaluzi
jambon
jandarma
jandarmalık
goldfish
goldilocks
goldsmith
golf
golgotha
goliard
goliath
golly
golosh
gombroon
gomorrah
gonad
gondola
gondolier
gone
goneness
goner
gonfalon
gong
goniometer
   

Sitemizde 19 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....