Ana Sayfa » Sözlük » gold

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

gold
(i.), (s.) altın; altın para; servet, zenginlik; altın rengi, sarı renk; yaldız, dore; (s.) altından yapılmış. gold amalgam civalı altın. gold basis altın esası; piyasanın altın fiyatlarına göre ayarlanışı. gold beater varakçı. gold beetle altın gibi parlayan bir böcek. gold brick argo üşenip işini yapmayan kimse; (k.dili) kıymetli görünen sahte şey. gold clause A.B.D. tahvil karşllığının vadesi gelince altın ile ödenmesi şartını koşan madde. gold digger altın arayıcısı; argo erkeklerden para sızdırmaya çalışan kadın, slang fındıkçı. gold dust altın tozu. gold fever altın madeni arama deliliği, altın humması. gold foil altın varak, ince altın. gold leaf çok ince altın varak. gold mine altın madeni; servet kaynağı. gold rush altına hücum. gold standard para değerinde altını esas tutma usulü, altın esası. gold star mother harpte şehit olan askerin annesi. gold thread kılaptan, sırma tel. gold washer yıkayarak altını kumdan ayıran kimse veya alet. a heart of gold altın kalp, saf ve temiz kalp. old gold kahveren- gine çalan mat sarı renk.

gold coast
Afrika'da Altın Kıyısı .

golden
(s.) altın, altından yapılmış; altın renginde; çok kıymetli, fevkalade; gönençli. Golden Age Yunan ve Roma ef- sanelerinde geçen, insanların barış ve mutluluk içinde yaşadıkları eski bir devir; altın (çağ.) golden eagle kaya kartalı; altın kartal. golden fleece altın pösteki, (bak.) Argonaut. Golden Gate San Francisco körfezinin ağzı. Golden Horn (İstanbul'daki) Haliç . golden mean ılımlılık, itidal, ifrata kaç- mayış. golden rule Herkese iyilik et kaidesi . golden wedding evliliğin ellinci yıldönümü. Silence is golden. Sükut altındır.

goldenrod
(i.) Compositae familyasmdan uzun saplı bir sarı çiçek .

goldfinch
(i.) saka kuşu, (zool.) Carduelis carduelis; karabaşlı iskete; bunlara benzer birkaç sarı kuş .

goldfish
(i.) havuz balığı, kırmızı balık, (zool.) Carassius auratus.

goldilocks
(i.) sarı bukleli saçları olan kimse; düğünçiceği, (bot.) Ranunculus .

goldsmith
(i.) kuyumcu .

bütüncül
bütünleme
bütünleme sınavı
bütünlemek
bütünler
bütünleşme
bütünleşmek
bütünleyici
bütünlük
bütünsel
büyü
büyücü
büyücü kadın
büyücülük
büyük
büyük amiral
büyük anne
büyük baba
büyük boy
büyük çiftlik
cadenza
cadet
cadge
cadi
cadmean
cadmium
cadre
caduceus
caducity
caecum
caesar
caesarea
caesarean, caesarian
caesarism
caesium
caesura
cafe
cafeteria
caffeine
caftan, kaftan
   

Sitemizde 29 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....