Ana Sayfa » Sözlük » golden

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

golden
(s.) altın, altından yapılmış; altın renginde; çok kıymetli, fevkalade; gönençli. Golden Age Yunan ve Roma ef- sanelerinde geçen, insanların barış ve mutluluk içinde yaşadıkları eski bir devir; altın (çağ.) golden eagle kaya kartalı; altın kartal. golden fleece altın pösteki, (bak.) Argonaut. Golden Gate San Francisco körfezinin ağzı. Golden Horn (İstanbul'daki) Haliç . golden mean ılımlılık, itidal, ifrata kaç- mayış. golden rule Herkese iyilik et kaidesi . golden wedding evliliğin ellinci yıldönümü. Silence is golden. Sükut altındır.

goldenrod
(i.) Compositae familyasmdan uzun saplı bir sarı çiçek .

bozguncu
bozgunculuk
bozkır
bozma
bozmak
bozucu
bozuk
bozuk para
bozukluk
bozulamaz
bozulma
bozulmak
bozulmamış
bozulmuş
bozuşmak
böbrek
böbrek taşı
böbrek üstü bezi
böbürlenme
böbürlenmek
broom
bros
broth
brothel
brother
brougham
brought
brow
browbeat
brown
brownie
brownout
brownstone
browse
bruin
bruise
bruit
brummagem
brunch
brunet
   

Sitemizde 19 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....