Ana Sayfa » Sözlük » grin

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

grin
(f.) (ned, ning) (i.) sırıtmak, dişlerini göstererek gülmek; acı veya öfke ile dişlerini sıkmak; (i.) sırıtma sırıtış. Grin and bear it. Sabırla tahammül et.

grind
(f.) (ground) (i.) öğütmek, çekmek, ezmek; bilemek; sürterek parlatmak; gıcırdatmak; döndürmek, sapından tutup çevirmek; cefa etmek, eziyet vermek, sıkıştırmak; değirmen işletmek; gıcırdamak; (k.dili) sıkı ders çalışmak, slang hafızlamak, ineklemek; A.B.D., argo göbek atmak; (i.) öğütme, ezme; sıkıcı ve bitmek tükenmek bilmeyen iş; (k.dili) imtihan için sıkı çalışma, çok çalışan talebe, slang hafız, inek.

grinder
(i.) ögüten kimse veya makina, öğütücü; bileyici; azı dişi; diş; içinde et, peynir, domates ve turşu olan büyük sandviç.

grindery
(i.), (ing.) saraç alet ve malzemesi; bileyici dükkânı.

grindstone
(i.) bileği taşı. keep one's nose to the grindstone durmadan çalışmak, didinmek .

gringo
(i.), (İsp.), (asağ.) ana lisanı İngilizce olan yabancı.

göndertmek
gönenç
gönençli
gönendirmek
gönlü zengin
gönlünce
gönlünü almak
gönül
gönül bağı
gönül darlığı
gönül ferahlığı
gönül rahatlığı
gönül tokluğu
gönül yarası
gönüllü
gönüllülük
gönülsüz
gönülsüzlük
gönye
gördürmek
egret
egurgitate
egypt
egyptology
eh
eider
eidetic
eidolon
eigen
eight
eighteen
eightfold
eighth
eightscore
eighty
eikon
einkorn
eire
eisteddfod
either
   

Sitemizde 48 Kişi Online

Türkçe Blog
WordPress tabanlı ücretsiz, kaliteli blog oluşturma servisi.

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....