Ana Sayfa » Sözlük » grow

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

grow
(f.) (grew, grown) büyümek, gelişmek, inkişaf etmek, serpilmek; çoğalmak, artmak, ilerlemek, olmak; hâsıl olmak, çıkmak; büyütmek, yetiştirmek, meydana getirmek; hası1 etmek. grow on one gittikçe daha çok beğenilmek, bir kimseyi kendine ısındırmak. grow out of hâsıl olmak, çıkmak. He grew out of his shoes büyüdüğünden dolayı ayakkabıları küçüldü. grow together yaklaşmak, birleşmek; beraber büyümek grow up büyümek, olgunlaşmak. growing pains büyüme devresinde çocukların kol ve bacaklarında hâsıl olan ağrılar; bir işin başlangıcındaki zorluklar .

grower
(i.) yetiştirici, üretici .

growl
(f.), (i.) hırlamak, homurdanmak; gurlamak, guruldamak; (i.) homurtu, homurdanma, hırlama .

growler
(i.) homurdanan kimse; A.B.D., argo bira kabı; Kanada'da kücük buzul .

grown
(bak.) grow; (s.) yetişmiş, yetişkin, büyümüş grownup (s.) büyümüş. grownup (i.) yetişkin kimse. grownups (i.) yetişkinler .

growth
(i.) büyüme, gelişme, inkişaf, yetişme; artma; mahsul; kaynak; (tıb.) marazi teşekkük. growth stock bir firmanın kâra geçeceği düşüncesiyle satın alınan hisse senedi.

emeklemek
emekli
emekli aylığı
emekli maaşı
emekli olmak
emeklilik
emeksiz
emektar
emektarlık
emel
emici
emicilik
emilmek
emin
emir
emir eri
emir subayı
emir vermek
emirlik
emirname
cyprian
cyprinoid
cypriote
cyprus
cyrillic
cyst
cystic
cystine
cystitis
cystoscope
cytocyte
cytology
czar, tsar, tzar
czarevitch
czarina
czarism
czech
czechoslovak
czechoslovakia
d
   

Sitemizde 42 Kişi Online

Türkçe Blog
WordPress tabanlı ücretsiz, kaliteli blog oluşturma servisi.

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....