Ana Sayfa » Sözlük » hair

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

hair
(i.) saç,kıl, tüy; kıl payı mesafe. hair curler bigudi. hair net saç filesi. hair pencil kıldan yapılmış ince resim fırçası. hair remover kılları döken ilâç. hair re storer saçı beslediği zannedilen ilâç. hair shirt at kılı gömlek, ceza gömleği. hair spray saç tuvaletini korumak için saça püskürtülen sıvı, sprey . hair trigger tabancanın çok hassas tetiği. get in one,s hair bir kimseyi rahatsız etmek, bir kimseye yapışmak, taciz etmek. His hair stood on end. Tüyleri ürperdi. Iet one's hair down ABD, (argo.) içini dökmek. not turn a hair kılını kıpırdatmamak . to a hair tıpkı, tamamen aynı .

hairbreadth
(s.), (i.) kıl payı; (i.) kıl kadar mesafe .

hairbrush
(i.) saç fırçası.

haircloth
(i.) kıldan yapılmış sert bir kumaş.

haircut
(i.) saç tıraşı; saç kesilme biçimi. I want a haircut. Saçımın kesilmesini istiyorum.

hairdo
(i.) (çoğ. dos) saç tuvaleti, saç şekli,

hairdresser
(i.) kuvaför, berber .

hairline
(i.) (alında) saç çizgisi; ince çizgi .

hairpin
(i.), (s.) saç tokası, firkete; (s.) ''u'' şeklinde kıvrılan. hairpin turn keskin viraj.

hairraising
(s.) korkunç .

ırksal
ırmak
ırz
ırz düşmanı
ısı
ısı yayımı
ısıl
ısın
ısındırmak
ısınma
ısınmak
ısırgan
ısırıcı
ısırık
ısırılmak
ısırma
ısırmak
ısırtmak
ısıtıcı
ısıtılmak
fl oz
flabbergast
flabby
flabellate , flabelliform
flaccid
flag
flagellant
flagellate
flagellum
flageolet
flagging
flagitious
flagon
flagrant
flagrantedelicto
flail
flair
flak
flake
flam