Ana Sayfa » Sözlük » heave

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

heave
(f). (d veya hove) büyük bir güçle atmak veya fırlatmak; kaldırmak, çekmek; yukarı kaldırmak: yükseltmek, kabartmak; kabarmak (deniz); göğüs şişirmek; güçlükle çıkarmak (inilti); kusmak; (den). ırgatı çevirmek, vira etmek; (jeol). yatay bir şekilde kabarıp kırılmak. heave a sigh içini çekmek, ah çekmek. Heave ho ! (den). Yisa ! Vira salpa ! give one the heaveho birini dışarı atmak. heave in sight görüş mesafesine girmek. heave to rüzgârı başa alıp gemiyi durdurmak; faça edip durmak. heave up kusup çıkarmak; (den). vira etmek (demiri)

heave
(i). kaldırma; fırlatma.

heaven
(i). cennet; gök, sema; (b.h). Allah, Cenabı Hak; saadet, mutluluk. For heaven's sake ! Allah aşkına ! Good Heavens! Aman yarabbi ! in seventh heaven çok mutlu. move heaven and earth mümkün olan her şeyi yapmak. smell to high heaven pis kokmak. Where in heaven have you been? Neredeydin Allah aşkına?

heavenly
(s). cennet gibi, çok güzel; göğe ait; gökte bulunan, semavi; tanrısal, ilâhi. heavenliness (i). tanrısallık, ilahilik.

heavenward
(s)., (z). cennete yönelen; (z). cennete doğru; göğe doğru.

heaver
(i). kaldıran veya yükselten kimse; yükleyen kimse; (den). halat örmeye mahsus demir alet.

heaves
(i)., (bayt). atlarda soluğan hastalığı.

barkod
barmen
baro
baro başkanı
barok
barometre
baron
baronluk
barut
barut fıçısı
barut hakkı
barutçu
baruthane
barutluk
baryum
bas
basamak
basamaklı
basar
basbayağı
beast
beat
beatific
beatify
beating
beatitude
beatnik
beau
beau ideal
beaugeste
beaumonde
beaut
beauteous
beautician
beautiful
beautify
beauty
beauxarts
beaver
beaverboard
   

Sitemizde 6 Kişi Online

Türkçe Blog
WordPress tabanlı ücretsiz, kaliteli blog oluşturma servisi.

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....