Ana Sayfa » Sözlük » heaven

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

heaven
(i). cennet; gök, sema; (b.h). Allah, Cenabı Hak; saadet, mutluluk. For heaven's sake ! Allah aşkına ! Good Heavens! Aman yarabbi ! in seventh heaven çok mutlu. move heaven and earth mümkün olan her şeyi yapmak. smell to high heaven pis kokmak. Where in heaven have you been? Neredeydin Allah aşkına?

heavenly
(s). cennet gibi, çok güzel; göğe ait; gökte bulunan, semavi; tanrısal, ilâhi. heavenliness (i). tanrısallık, ilahilik.

heavenward
(s)., (z). cennete yönelen; (z). cennete doğru; göğe doğru.

benmerkezci
bent
benzeme
benzemek
benzemez
benzemezlik
benzen
benzer
benzeri
benzerlik
benzersiz
benzersizlik
benzeşim
benzeşme
benzeşmek
benzetim
benzetme
benzetmek
benzeyiş
benzin
biopsy
bioscope
bioscopy
biosphere
biostatics
biosynthesis
biota
biotics
biotite
biparous
bipartisan
bipartite
biped
bipetalous
bipinnate
biplane
bipod
bipolar
biquadrate
biquarterly
   

Sitemizde 9 Kişi Online

Türkçe Blog
WordPress tabanlı ücretsiz, kaliteli blog oluşturma servisi.

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....