Ana Sayfa » Sözlük » hole

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

hole
(i)., (f). delik; boşluk; çukur; magara, in; in gibi yer; hücre; karanlık ve pisyer; kusur; (k).dili güç durum, zorluk; (f). delik açmak; iki maden damarını birleştirmek için dehliz açmak. hole out golfta topu deliğe düşürmek. hole up saklanmak; dünyadan çekilmek. a swimming hole çay veya ırmakta yüzmeye elverişli yer. The money is burning a hole in my pocket. Para batıyor bana. Harcamak istiyorum. crawl into one's hole köşesine çekilmek; utanmak. in a hole müşkül mevkide, güç durumda. in the hole (k).dili borçlu; para kaybetmiş durumda. make a hole in büyük bir kısmını sarfetmek. pick holes in kusur bulmak, ince eleyip sık dokumak. square peg in a round hole mevkiine uygun olmayan kimse. holey (s). delikli.

kavisli
kavmi
kavram
kavrama
kavramak
kavramcılık
kavramlaştırmak
kavramsal
kavranılmak
kavranılmaz
kavratmak
kavrayış
kavrayışlı
kavrayışsız
kavrulmak
kavrulmuş
kavşak
kavun
kavuniçi
kavurma
hidalgo
hidden
hide
hideandseek
hideaway , hideout
hidebound
hideous
hideout
hidingplace
hie
hierarch
hierarchy
hieratic
hierodule
hieroglyph
hieroglyphicical
hieroglyphics
hierophant
hifalutin
hifi
   

Sitemizde 25 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....