Ana Sayfa » Sözlük » hood

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

hood
i., f. kukulete, başlık; kukuleteye benzeyen herhangi bir sey; A.B.D, oto. motor kapagı; şahinin başına geçirilen göz bağı; üniversitelerde rütbe göstermek için pro- fesörlerin cüppelerine takılan başlık şeklindeki parça; A.B.D, argo hayta; f. kukulete giydirmek, örtmek; gözünü bağlamak. hooded s. başlıklı. hooded crow leş kargası, zool. Corvus cornix. hood sonek durum, nitelik veya örnek belirtir: hardihood i. dayanıklılık, yiğitlik. knight hood i. şövalyelik.

hoodlum
i. sokak serserisi, kabadayı.

hoodoo
i., f. büyü; k.dili uğursuz kimse veya şey; f., k.dili uğursuzluk getirmek.

hoodwink
f. gözlerini bağlamak; aldatmak, göz boyamak.

kanıtlamak
kanıtlanmak
kanıtlı
kanıtsamak
kani
kaniş
kanlı
kanlı katil
kanlılık
kanmak
kano
kanon
kanser
kanserli
kansız
kansızlaşmak
kansızlık
kant
kantar
kantarcı
haloid
haloqen
halt
halter
halve
halves
halyard , halliard
halys
ham
hamadryad
hamal
hamburg
hamburger
hame
hamitic
hamlet
hammer
hammerhead
hammock
hamper
   

Sitemizde 19 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....