Ana Sayfa » Sözlük » hour

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

hour
i. saat; vakit zaman; bir saatiik yol; astr. ekvatorda on beş derecelik mesafe. hour circle astr. gök kutuplarından geçen büyük daire, saat dairesi. hour hand akrep (saat). after hours çalışma saatlerinden sonraki zaman. an idle hour boş vakit. at the eleventh hour geç vakitte, son dakikada. eighthour day sekiz saatlik iş günü. hero of the hour günün kahramanı. His hour has come Ceza veya mükafat saati gelmiştir. in an evil hour uğursuz saatte. keep good hours vaktinde eve gelmek; erken yatmak. long hours uzun çalışma saatleri. office hours çalışma saatleri, mesai saatleri. on the hour tam vaktinde; saat başında. sidereal hour yıldız hareketiyle tayin olunan saat. the question of the hour günün meselesi. the small hours gece yarısından sonraki ilk saatler.

hourglass
i. kum saati.

houri
i. huri, cennet perisi.

hourly
z., s. saatte bir; s. her saat başı vuku bulan.

garp
garplı
garson
garsonluk
gaseyan
gasp
gastrit
gastronom
gastronomi
gastrula
gauss
gavur
gaybubet
gayda
gaydacı
gaye
gayesiz
gayet
gayret
gayretkeş
dividual
divination
divine
divinity
divisible
division
divisive
divisor
divorce
divot
divulge
divvy
dixenfranchise
dixie
dizzy
dnieper
dniester
do
dobbin
docent
   

Sitemizde 22 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....