Ana Sayfa » Sözlük » hug

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

hug
f. (-ged, -ging) i. kucaklamak, sarılmak; bağrına basmak, sımsıkı tutmak; benimsemek, dört elle sarılmak (fikre); i. sarılma, kucaklama. hug the land den. kara yakınından gitmek. hug the wind den. rüzgâra karşı gitmek; orsa gitmek. bear hug çok sıkı kucaklama (ayı gibi).

huge
s. çok iri, kocaman, cüsseli, muazzam. hugely z. muazzam bir şekilde. hugeness i. irilik, kocamanlık.

huggermugger
i., s., f. düzensizlik; karışıklık; eski sır tutma, ağzı sıkı oluş, ketumiyet; s. karışık; gizli; f. gizli tutmak, sır saklamak; gizli görüşmelerde bu- lunmak, gizlice hareket etmek.

hugmetight
i. yelek.

huguenot
i. Fransız Protestan (16. ve 17. yuzyıllarda).

hadsiz
hadsiz hesapsız
hafız
hafıza
hafıza kaybı
hafızlamak
hafi celse
hafif
hafif hapis cezası
hafif sanayi
hafif uyku
hafif yemek
hafifçe
hafifçe vurmak
hafifleme
hafiflemek
hafifleşmek
hafifleştirmek
hafifletici
hafifletme
epidemic
epidemiology
epidermis
epifocal
epigastric
epigene
epiglottis
epigram
epigraph
epilepsy
epilogue
epiphany
epiphenomenon
epiphysis
epiphyte
episcopacy
episcopal
episcopalian
episcopate
episode
   

Sitemizde 26 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....