Ana Sayfa » Sözlük » hum

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

hum
ünlem, i., f. (-med, -ming) Ya, öyle mi? Acayip! Hım! (tereddüt belirten ünlem, bir düşüneyim'' anlamındaki ses); i. bu tür bir ünlem; f. tereddüt ve hoşnutsuzluk ünlemi çıkarmak. Bak. hem.

hum
f. (-med, -ming) i. ağzını açmadan 'm' sesi çıkarmak; arı gibi vızıldamak; dudaklar kapalı olarak şarkı söylemek; mırıldanmak; k.dili faaliyette olmak; harıl harıl çalışmak, fig. kolları sıvamak; mırıltı ile söylemek (şarkı); i. vızıltı, mırıltı; makina gürültüsü; kalabalığın uğultusu. The office was humming Büroda herkes arı gibi çalışıyordu.

human
s., i. insana ait insani, beşeri, beşeriyete ait; i. insan. human affairs toplumsal olaylar. human being insan, insanoğlu. human equation hesaba katılması gereken insanca hata veya güçsüzlük etkeni. human nature insan tabiatı, insan hali. human race insan ırkı. human rights insan hakları. human sacrifice kurban edilen insan; insan kurban etme. humanly z. insanca; insanın güç veya yeteneği dahilinde.

humane
s. insancı, merhametli, müşfik, insaniyetli; yükseltici, uygarlaştırıcı. humane letters, humane studies beşeri ilimler, konusu insan olan bilimler. humane society insan veya hayvanları himaye eden kurum. humanely z. insanca, merhametle, şefkatle. humaneness i. insanlık, şefkat merhamet.

humanism
i. insanlık çıkarlarına bağlılık; ilâhiyat ve metafiziğe önem vermeyen bir felsefe sistemi; edebi talim ve terbiye; b.h. humanizma.

humanitarian
s., i. insaniyetperver, hayır seven, insancı, insani; yardımsever kimse. humanitarianism i. hayırseverlik.

humanity
i. insan, beşer; insanlık, beşeriyet, beniâdem; insaniyetperverlik, merhamet, şefkat. the humanities klasik Yunan ve Latin edebiyatları üzerinde çalışma; konusu insan olan ilimler, hümaniter bilimler.

humanize
f. insanlaştırmak; insanileştirmek; insanlaşmak, insanileşmek.

humankind
i. insanoğlu; beşeriyet, beniâdem.

humble
s., f. alçak gönüllü, mütevazı; hakir, aciz; saygılı, hürmetkar; f. kibrini kırmak, colloq. burnunu sürtmek, karşısında eğilmeye mecbur tutmak. humble apology alçak gönüllülükle özür dileme. humble dwelling mütevazı ev. eat humble pie kibri kırılmak, övüngenlikten vaz geçip boyun eğmek; kabahatini itiraf edip af di- lemek, colloq. tükürdüğünü yalamak. your humble servant aciz kulunuz. humbly z. alçak gönüllülükle, tevazu ile. humbleness i. alçak gönüllülük, tevazu.

eksantrik
ekselans
eksen
ekseri
ekseriyet
ekseriyetle
eksi
eksi sayı
eksi uç
eksik
eksik olmak
eksiklik
eksiksiz
eksilme
eksilmek
eksiltme
eksiltmek
ekskavatör
eksper
ekspertiz
cuba
cubbyhole
cube
cubeb
cubic
cubical
cubicle
cubism
cubit
cuckold
cuckoo
cuckoopint
cucullate
cucumber
cucurbit
cud
cuddle
cuddy
cudgel
cue
   

Sitemizde 24 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....