Ana Sayfa » Sözlük » hyper

  

Türkçe-İngilizce İngilizce-Türkçe

hyper
önek aşağı, yukarı, haricinde, dışında.

hyperacidity
i. asit fazlalığı (midede).

hyperbola
i., geom. hiperbol. hyperbol'ic s. hiperbolik. hyperboloid s. hiperbole benzeyen, hiperboloit.

hyperbole
i. mübalâğa, abartma. hyperbol'ic(al) s. çok mübalâğalı. hyper'bolism i. mubalağaya kaçma, mübalağalı ifade kullanma. hyper'bolize f. mü- balağalı ifade kullanmak; abartmak.

hyperborean
i., s., mit. kuzey daglarının ötesinde ebedi ışık ve bolluk ülkesinde yaşadığı farzolunan bir top- lumun ferdi; s. bu ülkede yaşayanlara ait.

hypercritic
i. aşırı tenkitçi kimse. hypercritical s. aşırı tenkit niteliğinde. hypercritically z. aşırı derecede tenkit ederek.

hyperemia
i., tıb. kan hücumu.

hyperesthesia
i., psik aşırıduyu.

hypergolic
s. oksijenle karıştığı zaman kendiliğinden ateş alan roket yakıtı.

hyperphysical
s. doğaüstü, fizikötesi.

kombinezon
komedi
komedi yazarı
komedyen
komi
komik
komikleşmek
komiklik
komiser
komisyon
komisyoncu
komisyonculuk
komite
komodin
kompartıman
kompas
kompetan
komple
kompleks
komplikasyon
indecisive
indeclinable
indecomposable
indecorous
indecorum
indeed
indefatigable
indefeasible
indefectible
indefensible
indefinable
indefinite
indehiscent
indelible
indelicate
indemnify
indemnity
indemonstrable
indent
indentation
   

Sitemizde 19 Kişi Online

Program indir
Kategoriler halinde düzenlenmiş sık kullanılan programlar arşivi.

Bi Cümle
Öyle bi cümle yazın ki....